Kudüs'e destek mitingine katılmak üzere İlimize gelen İçişleri Bakanımız Sayın Süleyman Soylu, Sayın Valimiz Hasan Basri Güzeloğlu ile birlikte Diyarbakır'lı hemşehrilerimizle Kayapınar Kent Meydanında iftarda bir araya geldi.

 

 

 

İftar programına Bakan Soylu ve Vali Güzeloğlu’nun yanı sıra Diyarbakır Milletvekilleri Galip Ensarioğlu ve Ebubekir Bal, Büyükşehir Belediye Başkanı Cumali Atilla, Bölge Jandarma Komutanı Tümgeneral Halis Zafer Koç, Cumhuriyet Başsavcısı Kamil Erkut Güre İlimiz protokol üyeleri ile vatandaşlarımız katıldı.

 

 

İftar yemeğinden önce Kuran-ı Kerim tilaveti okundu. Açılan oruçların ardından, İl Müftüsü Yavuz Selim Karabayır tarafından dua edildi. Yapılan duanın ardından bir konuşma yapan Bakan Soylu şunları söyledi:  “Bizleri Ramazan Ayı'na kavuşturup bir gönül sofrasının etrafında buluşturan Cenabı Allah'a hamdolsun.  Müminler kardeştir diyerek bizlere doğru bir istikamet veren, bizi birbirimize kardeş ilan eden, o kutlu Resule selam olsun. Çok kıymetli Diyarbakırlı hemşerilerimiz bir mübarek sofrada sizlerle birlikte olmaktan duyduğum memnuniyeti ifade ederek sözlerime başlıyor, hepinizi hürmetle ve muhabbetle selamlıyorum. Ramazan'ı şerifiniz mübarek olsun. Cenabı Allah feyzinden istifade etmeyi, hayırlısıyla tamamlamayı sağlık ve afiyet içerisinde çoluğumuzla çocuğumuzla bayrama ulaşmayı cümlemize nasip etsin ve bizlere daha nice ramazanlara böyle birlik içerisinde yan yana omuz omuza ulaşmayı nasip eylesin.

 

Biraz önce kıymeti Başbakanımız, dünyanın karşı karşıya kaldığı bir zulmü, telkin için Diyarbakır’daydı. Buradan ayrıldı ve Bingöl'e gitti. Giderken burada iftara katılacağımızı bildiği için sizlere selamlarını, muhabbetlerini, ramazan dileklerini iletti. Yine kıymetli Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın sizlere selamları, muhabbetleri, sevgileri ve ramazan dilekleri var. Üzerimizde vecibedir sizlere iletiyoruz.

 

 

 

 

Bu toprakların projesinde kargaşa yoktur, bu toprakların projesinde kardeşlik vardır, bu toprakların projesinde kaos yoktur, bu toprakların projesinde beraberlik vardır.  

 

 

 

Kıymetli hemşerilerim Allah'ımıza hamdolsun bir ramazan ayında şurada huzur içerisinde, Valisi burada, vatandaşı burada, milletvekili burada, öğrencisi burada, öğretmeni burada, belediye başkanı burada, şu güzel tablo içerisinde hep birlikte ramazanı idrak ediyoruz inanız ki bu bizim için büyük bir bahtiyarlıktır, büyük bir mutluluktur. Şunu ifade etmek isterim yaklaşık 15–16 yıldır bu ülkenin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan buranın huzur içerisinde olması konusunda ki samimiyetinden bir milim hiç sapmamıştır. Demiştir ki biraz önce söylediğim gibi müminler kardeştir den hareketle bu bölgenin Güneydoğu'nun, Doğu Anadolu'nun, buradaki kürt kardeşlerimizin ve bu bölgedeki yaşayan insanların huzur içerisinde olabilmesi için, yarınlara umutla bakabilmesi için, geleceği kucaklayabilmesi için, işini, gücünü, ailesinin huzurunu en iyi şekilde yakalayabilmesi için bütün riskleri almıştır, baldıran zehri olsa da içerim diyen bir anlayışla. Ben de bir kardeşiniz olarak neye seviniyorum biliyor musunuz, birilerinin projesi bu ülkede tutmadı. Dışarıda pişen ve Türkiye’de uygulamaya konulmaya çalışılan, sürekli siyasal dayatmalarla ancak böyle yaparsanız başarılı olursuz diyen bir proje tutmadı. Yaktılar, yıktılar, hastanelere doktorların gelmesini, okullara öğretmenlerin gelmesini, hemşerilerimizin gelmesini engellemeye çalıştılar. Bir proje ortaya koymaya çalıştılar. Allah'ıma hamd olsun bu mübarek ramazan ayının hürmetine ellerimizi semaya açıp dua ediyoruz, projeleri tutmadı. bu toprakların projesi değildi çünkü, bu toprakların projesinde kargaşa yoktur, bu toprakların projesinde kardeşlik vardır, bu toprakların projesinde kaos yoktur, bu toprakların projesinde beraberlik vardır. Bu toprakların projesinde zahmet yoktur. Bu toprakların projesinde rahmet vardır. Bu toprakların projesinde biz bugünün milleti değiliz. Allah'ımıza hamdolsun ki bu toprakların projesinde, şu ayyıldızlı bayrağın etrafında, hür ve özgür bir şekilde yaşayabilmek için ortaya konulan özgürlük mücadelesinde, kimsenin rengine, diline, etnik kökenine bakılmamıştır ve herkes birlik içerisinde, beraberlik içerisinde yarına güçlü bir adım atmıştır.

 

 

 

İddiamız ve inancımız odur ki, Hakkari'deki, Siirt'teki, Kastamonu'daki, Çorum'daki, herkes, her genç yarına umutla bakacak

 

 

 

 

Şunu söyleyeyim iki buçuk üç yıl önce sizler çok daha iyi hatırlıyorsunuz neler yaptıklarını, neler yapmak istediklerini, kardeşi kardeşe düşürmek istediklerini, başka taraftan sipariş ettikleri bir projeyi bize uygulamak istediklerini hepimiz biliyoruz. Evlerimizi yaktılar, ziyan ettiler. ama bilmenizi istiyorum, birbirimize o kadar muhabbetle bağlıyız ki  ne yaparlarsa yapsınlar, evleri yaktılar daha iyisini yaptık, kütüphanelerimizi yaktılar daha iyisini yaptık. Evet işyerlerimizi yaktılar daha iyisini yaptık. Geçen hafta bugün Mardin'deydik. Mardin'de 1. Caddeyi gezerken inanın zor yürüyordum. Çünkü Londra dan gelen turistler, Türkiye’nin her tarafından gelen turistler Mardin de bir tek boş otel odası yoktu. Bugün Diyarbakır yüzde yüzle gidiyor. Bundan 3–4 gün önce Van daydım Van’daki turizm yüzde yüzle gidiyor. Allahımıza şükürler olsun esnafımızın işleri her geçen gün burada daha çok açılıyor. Üniversitede ki evlatlarımız yarınlara umutlu bir şekilde bakıyorlar. Memleketimizin 81 vilayetinde bugün üniversite var. Kastamonu'da var, Çorum'da var, Tunceli'de var, Diyarbakır'da var, Van'da var, Mardin'de var, dün olduğum Şırnak'ta var, Siirt’te var, Hakkâri’de var, her yerde var. İstanbul’da ki bir genç nasıl yarınına umutla bakıyorsa, iddiamız ve inancımız odur ki, Hakkâri’deki, Siirt'teki, Kastamonu'daki, Çorum'daki herkes, her genç yarına umutla bakacak. Buradaki annelere sesleniyorum, çok ıstırap çektiniz evlatlarınıza ait. İkindi namazından sonra sokağa çıkılmayan günler çok uzak değildi bu memleketlerde. Hepimiz biliyoruz, geceleri nasıl dolaşılacak, acaba evladım eve gelecek mi gelmeyecek mi, dizimin dibine yatacak da ben onun başını okşayabilecek miyim diye şurasında dert olan, endişe olan annelere sesleniyorum. Bugün doğu ve Güneydoğu Anadolu'da huzur var. Ne olursunuz bu huzura sahip çıkın. Bir daha kazandıklarımızı kaybetmemize müsaade etmeyin. Anneler sizlere sesleniyorum, çocuklarınızı teröre alıştıranlara inat, onlara kalemi, onlara bilgiyi, onlara geleceği, onlara ideali, onlara kardeşliği alıştırmaya çalışalım. Anneler sizlere sesleniyorum, bu ülkede Cumhurbaşkanımızın başkanlığında, irade ile kararlıkla bir şey yürüyor bilmenizi istiyorum ki onun bir sonucu olacak. sonucu da şudur, bizim çocuklarımızı alıp terörist yapamayacaklar Allah'ın izniyle onları biz doktor yapacağız, mühendis yapacağız, hemşire yapacağız, avukat yapacağız, öğretmen yapacağız ve onları bu ülkede, bu ülkenin yarınlarına hep beraber hazırlayacağız. Gıpta edecekler ülkemize.

 

 

 

İstanbul'da büyük statlar olur da Diyarbakır'da olmaz mı, Ankara'da büyük statlar olur da Diyarbakır’da  olmaz mı.

 

 

Diyarbakır da önemli, Kayapınar önemli, Kulp da önemli burası alelade bir merkez değildir.  Buraya doğunun Paris’i derler ama Paris’in tarihinden daha önemli bir medeniyet merkezidir burası. Burası bizim sığındığımız bir medeniyet merkezidir. Burası herkesin kendine ilham alması gereken bir medeniyet merkezidir. Biz köksüz bir millet değiliz. Biz köklü bir milletiz. Annemizi bilen, babamızı bilen, atamızı bilen, mezarlarımızı bilen, ecdadımızı bilen, tarihimizi bilen, tarihimizi bilen milletiz. Dertleri ne biliyor musunuz, bize bunları unutturmak. Dertleri ne biliyor musunuz, bize bizi yabancılaştırmak. Bilmenizi istiyorum ki bu mübarek ramazan ayı hürmetine söylüyorum bizi bizden ayıramadıkça çatlıyorlar, kıskanıyorlar ve fesat içerisinde oluyorlar ve şunu bilsinler ki bizi ayıramayacaklar inşallah. Bakınız bundan kısa bir süre önce Fransa İçişleri Bakanıyla oturduk. Dedim ki sen eski bir belediye başkanısın. Sen dedim terör örgütüne para aktarırımsın belediyenden. Hayır dedi, böyle bir şey olur mu, Çukurlar kazılır sen ona kepçe, sen ona araç gönderir misin, hayır dedi. Peki, dağa sırf bir terörist gitti diye onun kardeşini veya bir yakınını burada işi alıp terörizmi körükleme çalışır mısın belediyenin işi omudur. Hayır dedi. O zaman sana bir şey söyleyeyim Biz ne yapmalıydık devletten verilen vergilerden ayrılan kaynakları maalesef çarçur eden. Yatırım yapmayan, bu anlayışa hadi bakalım istediğini yapmı demeliydik, yoksa milletimizi hizmetle mi buluşturmalıydık. söylüyorum size 2.9 katrilyon sadece devraldığımız belediyelerde hizmet yaptık 2.9 katrilyon yaklaşık 61 bin kilometre sıcak asfalt, yetmedi bir taraftan 40 bin kilometre üzerinde stabilize yol, 60 bin kilometrenin üzerinde beton yol, bir taraftan kanalizasyon. Kimi ilçeleri vardı. Suyu kahverengi akıyordu. Evet, iki gün önce Beytüşşebap’taydık. Orada su kahverengi akıyordu. Şimdi beyaz akıyor. Hakkâri merkezine 15 günde bir su geliyordu. Bugün 7 gün 24 saat sürekli su akıyor. Cizre’ye bir gün su geliyordu, bugün 7 gün su akıyor. Bizim erdemimiz hizmetkâr olmaktır. Bir taraftan kadın kültür merkezlerimiz, bir taraftan gençlik kültür merkezlerimiz, bir taraftan spor salonları, bir taraftan taziye evleri ve bir taraftan vatandaşımızın çocuğu doğdu zaman ona hoş geldin bebek hediyesine kadar belediye yapabilecekleri hizmetlerin tamamını yapıyor. Evet, şurada yazıyor işimiz gücümüz Diyarbakır isteyince oluyor bilmenizi istiyorum ki evet isteyince oluyor. Biz bir yerden bir hak getirmedik size ayrılan paranın, sizin hizmetinizde olması gereken paranın sizlerle buluşmasını sağladık. Bütün belediye başkanlarımız büyük bir gayret içersinde oldular.   Bilmenizi isterim ki bunu sonuna kadar hak ediyorsunuz. Diyarbakır her geldiğimde bir başka gelişmenin ev sahipliğini ortaya koyuyor. Arkadaşlarım Dün Diyarbakır’da sabahleyin heyecanla anlattılar. Vali, Büyükşehir belediye başkanımız, yaklaşık 35 bin kişi Diyarbekirspor Tirespor maçına gittiler. Orada bu maçı seyrettiler, yolları gördüler, stada nasıl ulaşıldığını gördüler, o büyük heyecanı gördüler. İstanbul'da büyük statlar olur da Diyarbakır'da olmaz mı, Ankara'da büyük statlar olur da Diyarbakır’da olmaz mı ve burada hemşerilerimizin futbolla ne kadar iç içe olduğu bir kez daha ortaya çıktı.

 

 

Şimdi istiyoruz ki fabrikalar çalışsın, şimdi istiyoruz ki turistler gelsin, şimdi istiyoruz ki alışverişler olsun, şimdi istiyoruz ki çocuklarımız rahat iş bulsun.  

 

 

 

Biz sizin hizmetinizdeyiz ama sizden bir tek bir şey istiyoruz terörün son kırıntıları kaldı. Terör örgütlerinin son kırıntıları kaldı ve özellikle annelere rica ediyorum, özellikle annelere istirham ediyorum. Ne olursunuz huzurumuzu bizden almaya, huzurumuzu bu sokaklardan almaya ne olursunuz müsaade etmeyin. Elimizden geleni yaptık, gayret gösterdik, teröre gereken dersi verdik. Bundan sonra da vermeye devam edeceğiz. Şimdi istiyoruz ki fabrikalar çalışsın, şimdi istiyoruz ki turistler gelsin, şimdi istiyoruz ki alışverişler olsun, şimdi istiyoruz ki çocuklarımız rahat iş bulsun. Huzur ortamında bunların hepsi olur, ama kaosta bunların hiçbirisi olmaz. Birilerinin iştahını ne olursunuz kabartmayın. Yıllarca yüzlerine maske çekerek evet bizi aldatmaya çalışanlar bizi zayıf yerimizden yakalamaya çalışanlara ne olursunuz fırsat vermeyin. Yaptıkları çok net ortadadır yaptıkları kayıptır, yaptıkları evet bize kaybettirmek, bölgemizi geri bırakmak, insanlarımızı mutsuz hale getirmektir. İşte önümüzde bunun çok önemli bir sınavı var. İnanıyorum ki Diyarbakır bir taraftan Doğu ve Güneydoğu Anadolu, bir taraftan ülkemin her tarafı bu huzur ortamını en iyi şekilde değerlendirecektir. Biz sizi yalnız bırakmadık. Siz de bizi yalnız bırakmayın ve bu vesileyle defalarca geldiğimiz Diyarbakır'da bu gördüğümüz şükran borçluyuz. Allah sizden razı olsun. Allah bizi size mahcup etmesin inşallah ve bu vesileyle Ramazanınızı tekrar tebrik ediyorum. Bu güzel sofrayı hazırlayan başta Valiliğimize, Büyükşehir Belediyemize, Kayapınar Belediyemize ve biraz önce duaları ile beraber bu ramazanın bütün anlayışını bizle buluşturan kıymetli müftümüze ve burada bulunan bütün kardeşlerimize ve herkese Allah sizden razı olsun diyorum. Her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyor, hürmetlerimi ve muhabbetlerini sunuyor, Cenabı Allah’a her zaman söylediğimiz şu duayı tekrar ediyoruz.  Allah'ım bizi sizlere mahcup etmesin inşallah Allah'a emanet olun hayırlı ramazanlar diliyorum Allah ayağınıza taş değdirmesin ” dedi.

 

 

 

İftar programına katılan vatandaşlarla yakından ilgilenen Bakan Soylu ve Vali Güzeloğlu vatandaşlarla fotoğraf çektirdiler.