Bir dizi temaslarda bulunmak üzere İlimize gelen Gümrük ve Ticaret Bakanı Sayın Bülent Tüfenkci 39. TÜRKONFED Girişim ve İş Dünyası konseyine katıldı.

 

Konseye Bakan Tüfenkci'nin yanı sıra Önceki Dönem Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanları Mehmet Mehdi Eker ve Kutbettin Arzu, Valimiz Sayın Hüseyin Aksoy, Diyarbakır Milletvekilleri Galip Ensarioğlu ve Ebubekir Bal, İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, TÜRKONFED Başkanı Tarkan Kadooğlu, TÜSİAD Başkanı Erol Bilecik, LİMAK Holding Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Özdemir, oda ve borsa başkanları ile iş dünyasından temsilciler katıldı.

 

Konseyde ilk olarak Diyarbakır tanıtım film izlendi.

 

 

Konseyde konuşan TÜSİAD Başkanı Bilecik ise şunları söyledi: “Özellikle 15 Temmuz darbe teşebbüsünün zorunlu kıldığı olağanüstü hali geride bırakarak olağan hukuk devleti ortamına mümkün olan en kısa sürede dönülmesi gerektiğini düşünüyoruz. OHAL şartlarının devamı,  Türkiye karşıtı olan özellikle de terör örgütlerinin FETÖ başta olmak üzere PKK'sı DEAŞ'ı bunların biraz daha fazla ekmeğine yağ sürüyor. Ülke olarak şiddetin son bulması ve Kürt sorununun silahsız çözümü için defalarca girişimlerde bulunuldu. Her bir girişim özellikle bölgedeki yurttaşlarımızın ve aslında bölgedeki tüm halkımızın çözüme ne kadar istekli olduğunu fazlasıyla gösterdi. Önümüzdeki dönemde silahlı mücadelenin bir daha geri dönülmemek üzere muhakkak terk edilmesine ve bunun koşullarının sağlanmasını çok arzu ediyorum. Bunun için siyaset kanalının açılması ve siyasetin diyaloğun çözümün mimarı olmasını sağlayacak koşulların oluşturulması gerektiğine inanıyoruz.”

 

 

TÜSİAD Başkanından sonra konuşan TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkanı Kadooğlu ise; “Konseyimizi kentimizde yapmaya karar verdiğimizde iş ve medyadaki değerli dostlarım, neden bu dönemde Diyarbakır'da toplantı gerçekleştiriyorsunuz diye sormuşlardı. Bölgenin sorunlarını yakından tanıyan, bilen ve bizzat yaşayan Cizre doğumlu bir iş insanı olarak herkese şunu söyledim, bölgenin normalleşmesinin ancak siyaset kanallarına şans tanınarak gerçekleşebileceğini söyledim.  Diyarbakır'ın ekonomik ve sosyal hayatına yapılacak katkı bölgedeki iklimi değiştirecektir.  Diyarbakır başta olmak üzere bölgeden başlayacak bir ekonomik gelişme ülkemizin kalkınma hamlesinin de lokomotifi olabilir. İşte bu duygu ve düşüncelerle Türk iş dünyası Diyarbakır'da ortak aklın ve ortak gelecek vizyonu ile bir araya getirmek istedik. İş dünyası olarak hayatın normal akışını özlediğimizi vurgulamak istiyorum. Bu kadim topraklarda ortaya konacak yeni siyaset anlayışı ile ülke içinde farklı kırılmaların önüne geçmek liyakati öne alan yurttaşların her alanda eşit bir Türkiye’yi inşa etmek bizlerin elinde” şeklinde konuştu.

 

Böylesine önemli özellikleri olan Diyarbakır’ın ekonomide, turizm gibi birçok alanda hak ettiği payı alabilmesi adına yürütülen önemli çalışmalar var

 

Vali Aksoy ise şunları söyledi: “Diyarbakır olarak böyle büyük bir toplantıya ev sahipliği yapmaktan büyük memnuniyet duyduğumuzu belirtmek istiyorum.  Diyarbakır 1 milyon 673 bin nüfusuyla Türkiye’nin 12. Büyük şehri. 17 ilçesi 1041 mahallesi var. Diyarbakır 33 ayrı medeniyete ev sahipliği yapmış, bu medeniyetlerin izlerini bugüne kadar taşımış ve korumuş kadim bir kent. Tarihsel zenginlikleri, doğal güzellikleri ve ekonomik anlamdaki potansiyeli ile Türkiye’nin önemli şehirlerinden birisi. Böylesine önemli özellikleri olan Diyarbakır’ın ekonomide, turizm gibi birçok alanda hak ettiği payı alabilmesi adına yürütülen önemli çalışmalar var. Diyarbakır son yıllarda bazı olumsuzluklar yaşadı. Bu olumsuzlukların en az hasarla atlatılabilmesi adına başta Valiliğimiz, güvenlik güçlerimiz ve bütün kurumlarımız olmak üzere büyük bir hassasiyet içerisinde bu çalışmaları yürütüyoruz.  Bu hassasiyetlerin biz farkındayız. Hassasiyet içerisinde bu çalışmaları yürüttük. Gerek Diyarbakır’ımızın gerekse de ülkemizin huzur ve güvenliğinin en üst noktaya taşınması konusunda büyük gayretler gösterdik. Sorunlarımız varsa bunları tabi ki konuşacağız, tartışacağız. Ancak hiçbir zaman karamsarlığa kendimizi kaptırmayacağız. Türkiye’nin ve Diyarbakır’ın geleceği parlak. Bu konuda da hepimize önemli görev ve sorumluluklar düşüyor.

 

Bu proje tamamlandığında 2 milyon 351 bin dekarlık alan sulanmış olacak. 305 bin kişiye ek istihdam sağlanmış olacak

 

 

Bu görev ve sorumlulukları yerine getirirken yapmamız gereken çalışmaları da bütün kurumlarımızla istişare içerisinde ortak akılla yürütme gayreti içerisinde oluyoruz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti Diyarbakır’ı önemsiyor. Diyarbakır’a yapılan yatırımlara baktığımızda da son 15 yıl içerisinde yapılan yatırım miktarının da 26 milyar lirayı bulduğunu belirtmek isterim. Şu anda devam eden 163 projemiz var. Bu projelerin bedelleri toplam olarak baktığımızda yaklaşık olarak 4 milyar 850 milyon lira. Bu projeler içerisinde sadece birisini örnek vermek istiyorum. Silvan Projesi GAP’ın en büyük projelerinden birisi. Devletimizin, hükümetimizin büyük bir titizlikle tamamlanmasını bekledikleri projelerin başında geliyor. Bu proje tamamlandığında 2 milyon 351 bin dekarlık alan sulanmış olacak. 305 bin kişiye ek istihdam sağlanmış olacak. Bölgenin tarımsal verimliliği ve ürün çeşitliliği artmış olacak. Böyle büyük bir projeyi büyük bir titizlikle yürütmekte olduğumuzu ifade etmek istiyorum. 4 Eylül 2016 tarihinde Başbakanımız Sayın Binali Yıldırım tarafından Diyarbakır’da açıklanan cazibe merkezleri projesi kapsamında en yüksek müracaat olan illerden birisinin de Diyarbakır olması bizleri memnun etmiştir.

 

Mevcut Organize Sanayi Bölgemiz artık ihtiyacımızı karşılayamaz konuma gelmiştir. Ve 2000 dönümlük genişleme alanı ile ilgili çalışmalarımızı da belli bir aşamaya getirdik.

 

Urfa yolu üzerinde 3000 dönümlük yeni bir OSB kurma çalışmalarımızı belirli bir aşamaya getirdik

 

Diyarbakır’da işsizlikle alakalı bazı sorunlarımız var. Tekstil sektörünün daha iyi bir noktaya gelebilmesi adına genel paydaşlarımızla birlikte Tekstil Organize Sanayi Bölgesinin kurulumunu tamamladık. Şu anda parselasyonları yapılıyor. Önümüzdeki aylarda cazibe merkezleri programı açıklandığında yatırımcılarımıza arsa tahsis edebilecek bir konuma geleceğiz. Diyarbakır’a 2 adet OSB yetmez, çünkü talepler var. İl Valisi olarak Kalkınma Ajansımıza gelen müracaatlara baktığımızda yatırımcılarımızın Diyarbakır’a ilgisini gördük ve yeni arsa üretme arayışları içerisine girdik. Urfa yolu üzerinde 3000 dönümlük yeni bir OSB kurma çalışmalarımızı belirli bir aşamaya getirdik. Yeni bir OSB daha kazandırmak için çalışıyoruz.

 

Bizim Ergani, Bismil gibi büyük ilçelerimiz var. Buralarda da arsa arayışlarımız devam ediyor. İlçelerimizde de organize sanayi oluşturma adına gayretlerimiz var.

 

 

Diyarbakır önemli ulaşım ağına sahip İllerden birisi. Karayolu, hava yolu ve demir yolu. İskenderun ve Mersin limanlarıyla bağlantısı olan bir kent. Diyarbakır’ı bir lojistik merkez haline getirmek için de ön çalışmalarımız var. Diyarbakır’da bir lojistik köy kurma ile ilgili de çalışmalarımızı belirli bir aşamaya getirdik. Önümüzdeki dönemde yine yerel ortaklarımızla birlikte Diyarbakır’ımızda bir lojistik köy kurma çalışmalarımız devam ediyor.

 

Önümüzdeki dönemde Diyarbakır’da yeniden turizm hareketliliği göreceğiz

 

 

Diyarbakır birçok medeniyete ev sahipliği yapmış bir kent. Özellikle kültür ve inanç turizmi için çok büyük değerleri var. Turizmin biraz daha gelişmesi iyi noktaya gelmesi adına da yine yürüttüğümüz çalışmalar var. Geçtiğimiz hafta sonu TÜRSAB Başkanı Başaran Ulusoy ve yönetim kurulu ile seyahat acentelerini Diyarbakır’a davet ettik. Türkiye’nin önde gelen 40’ı aşkın tur operatörü ve seyahat acentesi Diyarbakır’a geldi. Diyarbakır’ı tekrar anlattık. Turizmden hak ettiği payı alması gerektiği konusunu kendileri ile paylaştık. Sadece Diyarbakır değil Batman’ı ile Mardin’i ile Urfa’sıyla turizm destinasyonu olarak tur organizasyonlarının gerçekleştirilmesini talep ettik.  Çok sıcak karşıladılar. Önümüzdeki dönemde Diyarbakır’da yeniden turizm hareketliliği göreceğiz.

 

 

Önümüzdeki dönemde kongre organizasyonlarına talibiz

 

Bulunduğumuz otel son 1 ay içerisinde hizmete girmiş yeni bir otel. Yapımı devam eden otellerimiz var. Turizm Bakanlığı belgeli 4000 yatak sayısına yaklaşan otellerimiz var. Önümüzdeki dönemde Diyarbakır’ı turizm anlamında daha iyi bir noktaya taşıyacağız. Diyarbakır’ın bir farklı yönünü de önümüzdeki süreçte ortaya çıkarmak istiyoruz. Çünkü önemli bir alt yapıya sahip. Bu noktada yeni organizasyonların yapılması konusunda biz bu organizasyonlara talibiz. Bunlar da kongre turizmi. Özellikle Dicle Üniversitemizin 1300 kişilik büyük bir salonu ve farklı ebatlarda 4 ayrı salonu ile yaklaşık 500 kişilik, 300 kişilik ve 200 kişilik salonları var. Büyükşehir Belediyemizin yeni bitmiş 1800 kişilik bir salonu ve ayrıca 250 kişilik başka bir salonu var. Cahit Sıtkı Tarancı Kültür Merkezimizin 250 ve 500 kişilik salonları var. Sayın Mehdi Eker Bakanımıza özellikle teşekkür etmek istiyorum. Bakanlığı döneminde GAPUTEM içerisinde Karacadağ Kongre Merkezini ilimize kazandırdı. 1000 kişilik büyük bir salonu ve 3 ayrı farklı ebatlarda salonları var. Diyarbakır kongre turizmi için de çok önemli bir alt yapıya sahip. Önümüzdeki dönemde iş dünyamızın organizasyonlarının bugün olduğu gibi büyük organizasyonlarının da Diyarbakır’da yapılmasından büyük bir memnuniyet duyacağımızı belirtmek istiyorum.

 

Bu tür organizasyonlar bizler için önemli. Biz 2-5 Kasım tarihleri arasında Diyarbakır Sempozyumu gerçekleştirdik. 300 e yakın bilimsel sunum gerçekleştirildi. Bu sempozyumu gerçekleştirirken farklı bir uygulama da yaptık. Diyarbakır doğumlu iş adamlarımızı, sanatçılarımızı, müzisyenlerimizi Diyarbakır’a davet ettik. Programı müsait olanlarla bir Diyarbakır buluşması gerçekleştirdik. Daha sonrasında Diyarbakır kökenli iş adamlarımızı Diyarbakır’a davet ettik. Diyarbakır’a yatırım yapmalarını kendilerinden istirham ettik. Çünkü Diyarbakır’a yatırım yapıldığında diğer iş adamlarımız da gönül rahatlığıyla gelebilirler. Sağ olsun onlar da davetimize icazet ettiler. Toplantıları gerçekleştirdik.

 

 

Diyarbakır’a gelip Diyarbakır’ı gezip gitmek üzereyken görüştüğümüz tüm kişiler bize şunu ifade etmiştir; düşündüğümüz Diyarbakır ile gördüğümüz Diyarbakır birbiri ile örtüşmüyor

 

 

Bugün Türkiye’nin çeşitli bölgelerinden Diyarbakır’a gelerek bu toplantıya katılmanız bizleri son derece memnun etmiştir. Diyarbakır’ın en önemli sorunu algı sorunudur. Diyarbakır ile ilgili bir ön yargı vardır. Bu tür ön yargıların kalkmasında bu tür toplantılar çok önemli bir katkı sunmaktadır. Diyarbakır’a gelip Diyarbakır’ı gezip gitmek üzereyken görüştüğümüz tüm kişiler bize şunu ifade etmiştir; düşündüğümüz Diyarbakır ile gördüğümüz Diyarbakır birbiri ile örtüşmüyor. Evet, biz de onu söylüyoruz. Diyarbakır’ın Türkiye’nin hiçbir büyük şehrinden farkı yok. Buraya hem gelip yatırım yapın hem de gezin. Her noktada her şeyi yapabileceğiniz bir kent. Bu anlamda bütün yatırımcılarımızı biz Diyarbakır’a bekliyoruz. Her türlü desteği kendilerine vereceğimizi buradan ifade etmek istiyorum. Bu toplantının burada gerçekleştirilmesini sağlayan TÜRKONFED’e katılan iş dünyamızın bütün temsilcilerine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Bu toplantımıza yoğun programına rağmen katılan Gümrük ve Ticaret Bakanımıza, Önceki Dönem Bakanlarımıza ve Milletvekillerimize, bütün katılımcılarımıza da teşekkür ediyor, hepinizi sevgiyle saygıyla selamlıyorum.”

 

 

Önceki Dönem Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Eker ise; “Çatışma olmasın diyoruz. Kediye kedidir demesini öğrenmemiz lazım. Devletin iyi niyetle yaklaştığı ve barış olması için gayret gösterdiği çözüm sürecinde bu salonda bulunan iş adamlarının yakınlarının Lice'ye dağa kaçırılıp sorgulandığını ve onlardan haraç alındığını biliyoruz. İşkence edildiğini biliyoruz. Bu yalan değil, gerçektir. Dünyanın hangi şehrinde çözüm sürecinde, bombalarla gelip şehrin altını mayınlayacak, silahlanacak ve 'ben burayı işgal ettim, buraya hendek ve barikat kuruyorum.' diyecek. Biz de ona sessiz mi kalacağız? Öyle bir şey yok.

Burada yaşayan vatandaşlarla aynı şekilde bunu yüksek sesle söyleyebilmemiz lazım. Bütün sorunlarımızın kaynağı budur. 40 yıldır bölgede PKK ve uzantılarının neler yaptığını biliyorum. 2012 yılında açıklanan teşvik paketinde Diyarbakır için inanılmaz güzel imkânlar vardı. Güvenlik yoksa bomba patlıyorsa, 15 tonluk kamyonlarla şehre girilip patlatılıyorsa, emniyete tünel kazıp patlama gerçekleştiriliyorsa, polis şehit ediliyorsa, o şehirdeki insanlar güvenlikle ilgili kaygı taşır. Cumhurbaşkanımızın dediği gibi 'ortada silah, bomba, patlayıcı olduğu ve bu yöntemle terör estirildiği sürece bunlarla anladıkları dilde mücadele edeceğiz.' Hiç bunun başka yolu yok, sonuna kadar mücadele edeceğiz” şeklinde konuştu.

 

 

Konseyde son olarak konuşan Bakan Tüfenkci şunları söyledi: “Güvenliğin bu bölgeler ve Türkiye için ne kadar önemli olduğunu biliyoruz.  Türkiye bir yandan PKK, bir yandan DEAŞ, bir yandan FETÖ terör örgütü ile mücadele ederken bir taraftan da Türkiye'yi büyütmeye gayret gösteriyor. Her alanda Türkiye büyüyor, büyümeye de devam ediyor.

Cumhurbaşkanımızın dediği gibi 'batıda ne varsa doğuda da onlar olacak' mantığıyla hareket ederek bölgeye gerekli alt ve üst yapı yatırımlarını aynı mantık içinde devam ettiriyoruz. Daha kapsayıcı hakkaniyetle ve kalkındırıcı kalkınma anlayışımızla geri kalmış bölgelerimiz başta olmak üzere tüm bölgelerimizin rekabet gücünü nitelikli bir biçimde artırmayı ve yerel potansiyeli harekete geçirmeyi temel bir görev olarak görüyoruz.

Özellikle 15 Temmuz'dan sonra ve halk oylamasının hemen öncesinde ülkemize ve ekonomimize yönelik bazı güçlerin yürüttüğü çirkin algı operasyonlarının doğru olmadığını ifade etmiştik. Bugün geldiğimiz noktadaki göstergeler de o algı operasyonlarının doğru olmadığını göstermektedir. Türkiye bu fırsatları sağlıyorsa yabancı sermayenin ülkemize geldiğini önümüzdeki dönemlerde göreceksiniz. Yargı reformlarımızı yapmamız, iş yasalarımızı yeniden düzenlememiz lazım. Bunlarla ilgili adımlarımızı attık.

Hükümet olarak ekonomiye odaklandık. Ülke menfaatini ön plana alarak hareket ettik.  Ekonomi politikalarını oluştururken asla ve asla siyasi çıkar gözetmedik. Hiçbir şart altında mali disiplinden taviz vermedik. Devletin ekonomideki ağırlığını azaltıp özel sektör öncülüğünde büyümeyi teşvik ettik. Bundan sonra da aynı anlayışla devam edeceğiz. Ekonomide önümüzün açıldığını hep birlikte göreceğiz. Siyasi istikrarımızı kurumsallaştırarak Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile ekonomik potansiyelimizi katlayacak güvenli liman özelliğimizi pekiştireceğiz.”

 

 

Bakan Tüfenkci'nin konuşmasının ardından Önceki Dönem Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Eker tarafından Bakan Tüfenkci’ ye plaket takdim edildi.

 

Plaket takdiminin ardından konsey 'Türkiye'de Rekabetçiliğin Yeni Dinamiği: Kent-Bölge Ekonomisi' konulu panelle devam etti.

 

Konsey Bakan Tüfenkci, Önceki Dönem Bakan Eker ve Vali Aksoy ile misafirlerin Erdebil Köşkünde yedikleri öğle yemeği programı ile sona erdi.