Bir dizi temaslarda bulunmak üzere ilimize gelen Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Mehmet Nuri Ersoy, Sayın Valimiz Hasan Basri Güzeloğlu ile birlikte Sur Ilçemizde, terör olaylarında zarar gören ve yeniden yapılanma sürecinde  restorasyonu tamamlanan tarihi yapıların  toplu açılış törenine katıldı.

 

 

Bakan Ersoy ve Vali Güzeloğlu’na önceki dönem Bakanımız  Sayın M.Mehdi Eker, Diyarbakır Milletvekilleri, Ebubekir Bal, Oya Eronat, Büyükşehir Belediye Başkanı Cumali Atilla, Vakıflar Genel Müdürü Dr. Adnan Ertem, bakanlık üst düzey bürokratları, Sur Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Abdullah Çiftçi, kurum müdürleri, STK temsilcileri, ülkemizde faaliyet gösteren  Turizm Sektör  Temsilcileri ile  Gazeteciler Ertuğrul Özkök ve Fatih Altaylı eşlik etti.

 

Bakan Ersoy, Önceki Donem Bakanımız Sayın M.Mehdi Eker ,Vali Güzeloğlu ve beraberindekiler ilk olarak ,ilimizin onemli tarihi eserlerinden olan On gözlü Köprü'de incelemelerde bulundu. Daha sonra Sur içinde  yaşanan terör olaylarında zarar gören ve yeniden yapılanma sürecinde  restorasyonu tamamlanan tarihi yapilarin toplu acilis torenine katıldı. Restorasyonu biten yapılardan Parlı Safa Camiinde incelemelerde bulunan Sayın Bakan Ersoy ,Önce ki Dönem Bakan M.Mehdi Eker ve beraberindeki diğer değerli misafirleriyle  Sayın Valimiz Hasan Basri Güzeloglu'nu Valilik Makamında  ziyaret etti.

 

Vali Güzeloğlu açılış töreninde yaptığı konuşmada şunları söyledi; “Saygıdeğer bakanlarım,  değerli milletvekilleri Büyükşehir Belediye Başkanı,  Vakıflar Genel Müdürümüz çok değerli konuklar. Hizmet etmekten büyük Onur duyduğum Diyarbakır’ımızın güzel insanları, hanımefendiler ve  beyefendiler, bu mübarek cuma vaktinde bu mübarek mekanda Diyarbakır'ın kalbinde ecdadımızın  emaneti Vakıf eserlerinde cuma namazını eda eyledik. Rabbim kıldığımız namazlar ve ettiğimiz duaları kabul eylesin.Ecdadımızın emaneti olan bu vakıf eserlerini imha etmek isteyen terör örgütünün ihaneti sonrasında, inşa etmek bizim görevimiz.Ecdadımızdan miras kalan ve  gelecek nesillere aktarabilmek adına bugün Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan 'ın liderliğinde ve önderliğinde ülkenin her köşesinde olduğu gibi Diyarbakır'da  da büyük bir azim ve heyecanı içindeyiz. Milletin emaneti ve eseri olan bütün bu yapıları yine millete kazandırmak Diyarbakır gibi tarihi merkezi alanda tanıklık eden , merkezimizi hem insanımıza hem de yeniden bu yanı ile dünyaya tanıtmak amacıyla büyük bir heyecan taşıyoruz. Vakıflar Genel Müdürlüğümüzün ecdadımızın  emaneti olan ve eserleri geçmişten geleceğe aktarmak adına bir büyük hamle içerisindeyiz. Terör örgütü imhaya, biz ihyaya, onlar yakmaya, biz yapmaya talibiz. Bugün ülkemizin her köşesinde olduğu gibi  Diyarbakır'ımız da buna dönük çok büyük bir çalışma ve hizmeti içerisindeyiz. Bu aziz ve kadim kentin o büyük geçmişini bize taşıyan, böylesi emanet eserleri hem yeniden ihya etmek, hem de insanımızla buluşturma çabası içerisindeyiz .Biraz önce Cuma namazını eda ettiğimiz ve dünyada belki de hiç örneği bulunmayan Dört Ayaklı Minare, Parlı Safa Cami, Şeyh Muslihiddin-i Lari Medresesini açacağız. Yıl sonuna kadar bakanlığınız bünyesinde açacağımız bütün emanet eserlerini bitirerek, Diyarbakır'ımıza ve insanlarımıza kazandırmak istiyoruz.Ben çok kısa bir zamanda terör örgütü PKK ve uzantılarının ihaneti sonrasında bütün o kötü geçmişte ve yaşanılan ihanet süreci sonrasında böylesi anlamlı bir çaba ile çalışarak bu eserleri insanlarımıza kazandıran, emeği geçen herkese teşekkür ediyor, Diyarbakır'a özel ilgisi ve desteği olan başta Cumhurbaşkanımız  Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a, değerli bakanlarımıza ve  milletvekillerimize teşekkür eder, bu emanet eserlerin ilelebet payidar olabilmesi için ezan sesinin dinmemesi, bayrağımızın gökten inmemesi ve sonsuza kadar dalgalanmasını diliyor, hepinize sevgi ve saygılarımı sunuyorum”dedi.

 

 

 

 Vali Güzeloğlu’nun konuşmasının ardından bir konuşma yapan önceki dönem Bakan Eker şunları söyledi; “Çok Kıymetli Bakanım, Sayın Valim, kıymetli misafirlerim ve sevgili Diyarbakırlılar ,hepinizi bu anlamlı törende sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Sayın Bakanım hoş geldiniz,  kıymetli misafirler hoş geldiniz. Bu şehir küller altında bir mücevher ve bugün bu  terör örgütünün yaktığı ateşin küllerinin altında kalmış bu şehrin nadide mücevherlerinin bir kısmı, Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün çabalarıyla hükümetimizin gayretleri ve himaye leri ile  tekrar insanlığın kültür hazinesine kazandırılmıştır. Bu şehir, küller altında bir cevher dedim, yeryüzünde gerçekten eşi benzeri bulunmayan bir şehir.  Çünkü 30'un üzerinde medeniyetin beşiği olmuş bir şehirdir burası.  8 bin yıl öncesine gidiyor. Her medeniyetten burada eser vardır, her kavimde burada izler vardır, her kavimden burada eser vardır. Peki terör örgütü bu kutlu şehirden ne istedi, neden camii minaresinin ayaklarından vurmak istedi, neden Fatih Paşa cami minberini içinden yakmak istedi. Neden, çünkü insanlığın biriktirdiği medeniyeti ve bu kutlu şehrin sahip olduğu değerleri istemiyor, tarihi yıkıp tarihe ait medeniyetimizi, bu  kutlu değerlerimize ait ne varsa bunları imha edip ortadan kaldırıp kendince kendine göre kendiyle bir şey başlatmak istedi. PKK terör örgütünün bu şehre yaptığı budur. Ama bu şehir geçmişte kendisini yakmaya ,yıkmaya, tarih boyunca kalkışmalara dersini verdiği gibi ve onlara rağmen ayakta kaldığı gibi  benzer tarihteki diğerlerine  karşı nasıl ayakta durmaya çalışmışsa, bugün 21 nci yüzyılın başında PKK terör örgütü ve onun türevlerinin yaptığı eylemlere karşı da dik durmayı bildi ve bugün hamdolsun dimdik ayakta ve biz Dört Ayaklı Minare'nin gölgesinde Şeyh Muslihuddin Lari Medresesini  duvarlarının dibinde işte bu anlamlı ve kutlu töreni gerçekleştiriyoruz. Sayın Bakanım sizlere teşekkür ediyorum.Sayın Bakanım burada bu anlamlı törene iştirak etmeniz çok önemli sadece Şeyh  Muslihuddin Lari Medresesini  değil Dört Ayaklı Minare değil, Parlı Safa Camiide ki, bilmeyenler için söyleyeyim Par'lı neden  dendiği, Parlar yani Azeri türkçesinde ki parlıyor anlamında. Mücevherli bir minaresi vardır ondan dolayı parlıyor. Kokulu Minare diye de adlandırılıyor ama esas adı parlıyor anlamında demelerinin sebebi bu eşi benzeri bulunmayan nadide bir mücevher ile döşenmiştir. Biz ne zaman ki Sur içinden aşağı doğru Fatih Paşa eski adı ile "Hançepek" mahallesi'ni de İhya ettiğimizde diğer bütün bu bölgedeki 6 mahalleyi İhya ettiğimizde bu şehir tekrar kendi kimliğine kavuşacaktır ve tarihte, dünyanın  başka hiçbir yerinde olmadığını iddia ettiğimiz gerçek anlamda çoğulcu bir şehrin çoğulcu bir kültürün tekrar burada var olması mümkündür.  Çünkü tarihte Diyarbakır bu Vasfı ile önemli bir yer tutuyor. Ermeni, Süryani, Müslüman  Türk, Kürt ,Yahudi ve Keldanisi ile bu şehirde birlikte barış içerisinde bu şehrin dar sokaklarında yaşamışlardır. Bu şehir binlerce sene İslam medeniyetinin ışığı altında yaşamış ve o medeniyet içerisinde bu değerlerini bu yapıyı muhafaza etmiştir. İşte aslında Dört Ayaklı Minarenin ayaklarına sıkılan kurşun şehirdeki birliktelik kültürüne, gerçek anlamda çoğulcu kültüre ve onu taşıyan sürükleyen medeniyet değerlerine sıkılan kurşunlardır.  Biz bugün buradayız, hükümetimizin, idaremizin burada ilgili genel müdürlük dairelerimizin, sivil toplum kuruluşlarımızın, belediyemizin , hepimizin Diyarbakırlılar olarak burada doğmuş büyümüş şimdi başka şehirlerde bulunan , değerli turizm ve iş kadını arkadaşlarımız, hemşerilerimiz de aramızda onlar da bugün burada. Dolayısıyla hep birlikte buradayız bu eserlerin ihyası için sizlere teşekkür ediyoruz.Sayın Bakanım   zatıaliniz şahsında  hükümetimize ,Vakıflar idaremize ve emeği geçen tüm herkese hepinize saygılarımı  sunuyorum Allah'a emanet olun” dedi.

 

 

Ardından davetlilere hitaben yaptığı konuşmada Bakan Ersoy şunları söyledi;” Değerli misafirler bu güneşli Diyarbakır gününde çok sıcak duygularla karşılandık, açıkçası minnet duygularımı konuşmama başlamadan önce belirtmek istiyorum. Bildiğiniz gibi çok kutsal mübarek bir günde çok mübarek bir meydanda Anadolu'da tek olan bir özelliği ile eserin yanında bulunan eserin Dört Ayaklı Minarenin yanında konuşma yapıyorum. Dinimizin 4 mezhebini de temsil ediyor,O açıdan çok güzel bir özelliği var. 2015 yılında maalesef terör olayları burada başladı. Biliyorsunuz ki Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi ve kendisini korumakla görevli olan bir polis memuru kardeşimiz burada hunhar saldırı sonucu Şehit olmuşlardır. Bu vesileyle onları da rahmetle anmak istiyorum. Allah rahmet eylesin ,tekrar rahmetle anıyorum ama sonrasında hem devletin hem Diyarbakır halkının üstün çabalarıyla terör bura da son buldu. Bu aslında sizlerin çabası devlet in sizler olmadan tek başına iş yapması mümkün değil. Sizleri de bu açıdan tebrik ediyorum. Hepinizi tek tek tebrik ediyorum, olayların yatışması ile birlikte çatışma sırasında  19 tane ciddi zarar görmüş vakıf ve kültür varlıklarımızın restore edilmesi kararını aldık. İşte Şeyh Muslihuddin Lari Medresesini, Dört Ayaklı Minare ve Parlı Safa Cami açılışı bugün bana nasip oldu. Bu vesileyle burada olmaktan çok mutluyum. Hepinize tekrar teşekkür ediyorum. Saygı ve selamlarımı sunuyorum” dedi.

 

 

 

Konuşmaların ardından Bakan Ersoy,  Önceki Dönem Bakan Eker, Valimiz Güzeloğlu  ve beraberindeki diğer değerli misafirler ile birlikte restorasyonu biten Parlı Safa Caminde incelemelerde bulundu. Burada yapılan çalışmalar hakkında yetkililerden bilgi aldı.