Bir dizi temaslarda bulunmak üzere İlimize gelen Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, Valiliğimizi ziyaret etti.

 

Ziyarette, Bakan Kurtulmuş’a önceki dönemler Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Sayın Mehdi Eker, Diyarbakır Milletvekili Ebubekir Bal, ve beraberindekiler eşlik etti.

 

Vali Güzeloğlu, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Cumali Atilla, Cumhuriyet Başsavcısı Kamil Erkut ve İlimiz üst düzey yöneticileri tarafından karşılanan Bakan Kurtulmuş ve önceki dönem Bakan Eker Valilik Şeref Defterini imzaladı. Daha sonra Valilik makamına geçen Bakan Kurtulmuş ve beraberindekiler, Vali Güzeloğlu ile bir süre görüştüler.

 

 Görüşmede basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Vali Güzeloğlu şunları söyledi: “Sayın Bakanım sizleri sevgi, saygı ve muhabbetle selamlıyor şahsım ve tüm Diyarbakırlılar adına hoş geldiniz diyorum.

 

 

Bizim hedefimiz bir kadim şehir, bir tarih şehri, bir inanç, bir kültür şehri Diyarbakır’ı tüm boyutlarıyla hem turizme konu etmek, hem de kalkınmasına katkı sağlamak.

 

Kadim şehrimiz Diyarbakır huzur ve güven içerisinde sosyal ve toplumsal alanda her geçen gün daha iyiye giden, her yanıyla gelişen, güzelleşen, bir süreç içerisinde birlik ve beraberliğimizin tesis edildiği bu ortamda önceliğimiz ve sosyal ve ekonomik kalkınma. Özellikle Sayın Cumhurbaşkanımızın vizyoner liderliğinde tüm Türkiye’de olduğu gibi Diyarbakır’da da toplumun gelişmesi, ekonomik kalkınmanın gerçekleşmesi ve İnşallah beklediğimiz hedeflere geçilmesi noktasında, içerisinde ortak bir heyecanı paylaşıyoruz. Özellikle zatıâlinizin sorumlu olduğu kültür ve turizm perspektifinde Diyarbakır’ımız sadece ülkemiz için değil, dünyamız içinde de çok önemli bir merkez, Türkiye'de tescilli kültür varlığı açısından İstanbul’dan sonra en büyük ve en zengin il olmanın, 33 medeniyete ev sahipliği yapmanın, bereketli hilalin Dicle kıyısında tarihin her döneminde medeniyet geçmişinden bugüne çok özel bir kent kimliğine sahip olmanın mutluluğunu ve şüphesiz sorumluluğunu taşıyoruz. Ayrıca inancımızın aziz ve muazzez şehri, 639 da İslam la tanışan, şereflenen ve o günden bugüne bir İslam, ezan ve Kuran kenti olan peygamber ve sahabeler kenti Diyarbakır’dayız. Bölücü terör örgütünün ihaneti sonrasında oluşturdukları tahribat ve yıkım sonrasında çok şiddetle ve süratle yeniden bunları onaran, tarihi eserlerin restorasyonunu gerçekleştiren ve bugün sadece Diyarbakır değil, dünyaya hitap eden bir altyapı zenginliğinde de onları tamamlayan bir perspektifteyiz. İlk 4 ayda kesinleşen Diyarbakır'daki turist sayımız yaklaşık 135 bin–150 bin bandına geldi, bu perspektifte baktığımız zaman bu yıl 500 bin turisti hedeflemiş bir kent olarak bu hedefi gerçekleştireceğimiz görülüyor.  Bütün Turizm işletme belgeli tesislerimizde doluluk yüzde yüz, tescilli ve turizm belgeli tesisimizde devam eden 16 yatırım belgeliyi kattığımız zaman 5 bin yatak perspektifi ve toplamındayız. Ama şüphesiz Diyarbakır’a yetmediği açık olan bu yatak sayısının artması ve yatırımlarının çoğalmasında Büyükşehir Belediyemizle ortak bir işbirliği içerisindeyiz. Memnuniyetle ifade etmek isterim ki ciddi bir talebi de ve bu anlamda ilgiyi de alıyoruz. Dünya Turizm Yazarlar Ve Gazeteciler Birliğinin 2019 ‘Altın Elma’ ödülünü Diyarbakır’a tevdi edildi. Özellikle Bakanlığınızın desteklediği Kültürel çalışmalar kapsamında Zerzevan Kalesi gibi geçmişten bugüne Diyarbakır’ın kimliğiyle ve kendisiyle çok önemli tanınan perspektifteki çalışmalar bir marka ödülü Diyarbakır’a getirdi. Bizim hedefimiz bir kadim şehir, bir tarih şehri, bir inanç, bir kültür şehri Diyarbakır’ı tüm boyutlarıyla hem turizme konu etmek, hem de kalkınmasına katkı sağlamak. Ben zatıâlinize tüm bakanlık yetkililerimize Sayın Başbakanımıza, Sayın Cumhurbaşkanımıza ve şüphesiz her konuda çok büyük desteklerini sağlayan Sayın bakanımıza içtenlikle şükranlarımı arz ediyorum” dedi.

 

Vali Güzeloğlu’ndan sonra bir konuşma yapan Bakan Kurtulmuş şunları söyledi: “Bugün burada Diyarbakır'da bulunmaktan duyduğum memnuniyeti bir kere daha ifade etmek isterim hakikaten Diyarbakır Anadolu'nun en önemli kadim şehirlerinden birisi, bir medeniyetler beşiği. Onlarca farklı medeniyete ev sahipliği yapmış birisi UNESCO dünya kültür mirası içerisinde yer alan önemli bir şehrimiz, ayrıca peygamberler şehri, veliler şehri, sahabeler şehri, sanatçıların, edebiyatçıların, yaşadığı bir şehir, her tarafında kültürün, büyük medeniyet yerlerinin hâkim olduğu bugün de Onların izlerini sürebileceğimiz çok değerli bir şehrimiz. Bu şehre yapılan her türlü hizmet her türlü takdirin, övgünün üstündedir. Ondan dolayı sizlere ve bu şehre hizmet eden belediye başkanımız ve diğer bütün arkadaşlarımızı tebrik ediyorum.

 

 

Özellikle doğu ve Güneydoğu Anadolu’da huzur ve sükûn geri geldikçe turist sayısında da muazzam bir artış sağlıyoruz. Şehrin havası değişiyor

 

Diyarbakır gözde görülür bir şekilde güzelleşme, iyileşme içerisinde. Söylediğiniz bu turist rakamlarıyla ilgili ortaya çıkan sonuçta bizim için önemlidir, değerlidir. Zaten Anadolu'da özellikle doğu ve Güneydoğu Anadolu’da huzur ve sükûn geri geldikçe turist sayısında da muazzam bir artış sağlıyoruz. Şehrin havası değişiyor. Şehir tabiri caizse hem Türkiye'nin içerisinde hem dışarısından yerli yabancı turistlerle yeniden hem hal oluyor. Mardin'de de böyle, Şanlıurfa'da böyle, bölgedeki diğer illerimizde de böyle bu sevindirici bir durumdur Bu akşam biz de Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın Diyar-ı Huzur isimli bir ilahi konserini de bu akşam İçkalede yapacağız. Onun için ismini de bilerek diyarı huzur koyduk Diyarbekir aynı zamanda bir diyarı huzurdur. Önceden de öyleydi, şimdide inşallah öyle. Kıyamete kadar da huzur kenti, barış kenti olarak devam edecektir. Bu vesileyle bu şehrin duası bozmak isteyen, bu halkın kimyasını bozmak isteyen, bu halkın arasında var olan birlik, beraberlik, kardeşlik ve dayanışma duygularını yok etmek isteyen bazı çevrelerin, içeriden ve dışarıdan desteklenen bazı çevrelerin hüsrana uğramış olması da gerçekten sevindirici bir durumdur. Biz bu topraklar da sadece Türkiye içerisindeki vatandaşlarımıza kastetmiyorum. Bu bölgedeki ülkelerde yaşayan, Türkler, Kürtler, Araplar diğer etnik yapıdan olan insanlar biz asırlarca beraber yaşadık, kıyamete kadar da beraber yaşayacağız. Birileri aramıza fitne sokarak bir asır ara sınırlarımızı böldüğü gibi şimdi zihinlerimizi ve gönüllerimiz bölmeye çalışıyor. Bu emperyal oyuna bu bölgenin halkları müsaade etmeyecek, aziz milletimiz müsaade etmeyecek ve İnşallah yeniden birlik ve beraberlik içerisinde, kardeşlik içerisinde ortak bir geçmişten aldığımız güçle, ortak bir geleceğe hep beraber inşa edeceğiz. Şehirlerimiz ağ baht olacak, şehirlerimiz daha güzel bir hale getireceğiz. Sizi temin ederim ki Diyarbakır kadar geniş ve derin tarihi kültürel zenginliği olan şehir dünya da çok azdır. Böylesine büyük bir şehre sahip olmak, bu büyük imkânlara sahip olmak Türkiye için, bizler için hem iftihar vesilesi, hem de sorumluluk vesilesidir. Allah bu sorumluluklarımızı en iyi şekilde yerine getirmeyi nasip eylesin biz de bütün gücümüzle merkezi hükümet olarak Diyarbakır’a hizmet etmeye devam ediyoruz. O bir ara döne olarak yaşadığımız, parantez arası olarak gördüğümüz o kara, karanlık çukur eylemlerinin olduğu günleri İnşallah geride bırakacağız ve hep beraber daha güzel Diyarbakır'ı, daha güçlü, daha büyük bir Türkiye hep beraber kuracağız İnşallah ben de hizmetleriniz dolayısıyla hepinize çok teşekkür ediyorum” dedi.

 

Yapılan açıklamalardan sonra Bakan Kurtulmuş ve Vali Güzeloğlu’nun karşılıklı hediye takdiminin ardından beraberindekilerle valilikten ayrıldı.

 

 

 

Bakan Kurtulmuş, önceki dönem Bakan Eker ve Vali Güzeloğlu, Büyükşehir Belediyesini ziyaret etti.

 

Valilik ziyaretinin ardından Diyarbakır Büyükşehir Belediyesini ziyaret eden Bakan Kurtulmuş’a, önceki dönem Bakan Eker, Vali Güzeloğlu, Diyarbakır Milletvekili Ebubekir Bal ve beraberindekiler eşlik etti.

 

Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Cumali Atilla ve daire başkanları tarafından karşılanan Bakan Kurtulmuş, önceki dönem Bakan Eker, Vali Güzeloğlu ve beraberindekiler daha sonra makam odasına geçerek bir süre Başkan Atilla ile görüştü.

 

Belediye ziyaretinin ardından Bakan Kurtulmuş, önceki dönem Bakan Eker, Vali Güzeloğlu ile birlikte Diyarbakırlı hemşerilerimizle Dağ kapı Meydanında iftarda bir araya geldi.

 

İftar programına Bakan Kurtulmuş, önceki dönem Bakan Eker, önceki dönem Bakan Arzu ve Vali Güzeloğlu’nun yanı sıra Diyarbakır Milletvekili Ebubekir Bal, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Cumali Atilla, Cumhuriyet Başsavcısı Kamil Erkut Güre İlimiz protokol üyeleri ile vatandaşlarımız katıldı.

 

İftar yemeğinden önce Kuran-ı Kerim tilaveti okundu. Açılan oruçların ardından, Yenişehir İlçe Müftüsü Şevket Dilmaç tarafından dua edildi. Yapılan duanın ardından bir konuşma yapan Bakan Kurtulmuş şunları söyledi: “Doğunun ve batının sahibi, Türk'ün, Kürdün, Arabın, Acemin bütün insanların haliki olan bütün mevcudatın varlığının sebebi olan Yüce Allah'ın kulları aziz Müslümanlar hepinizi en içten, en kalbi selamlarımla selamlıyorum. Allah'ın selamı, rahmeti, bereketi, mağfireti hepimizin üzerine olsun, ramazanımız mübarek olsun. Allah hepimizin tuttuğu oruçları kabul eylesin. bu ramazan ayını kendi rızasına uygun bir şekilde geçiren bahtiyar Müslümanlardan eylesin ve inşallah ramazanın en sonunda da tam manasıyla mağfirete ulaşmış olan insanlardan olarak ramazanda en iyi şekilde istifade edenlerden eylesin.

 

Ana dillerimizin farklı olması bizim için ayrılma vesilesi değildir. Renklerimizin farklı olması bizim için bir ayrılık vesilesi değildir.

 

Ramazan paylaşmaktır. Aslında Müslümanlık paylaşmaktır, Müslümanlık sofralarımızı paylaşmaktır, ensar olup muhacirle evimizi paylaşmaktır, Hz Ali olup Hazreti peygamberin yatağında Hazreti Peygambere karşı yapılan o kumpasları görerek korkuyu paylaşmaktır, Hz Ebubekir olup mağarada Hz Peygamber ile beraber ölümü ve hayatı paylaşmaktır. İslam'ın özü insanlarla, kardeşleriyle her türlü zorluğu paylaşmak, her türlü nimeti paylaşmaktır. Ramazan ayında paylaşma duygusunu bizler de yeniden yeşerten Cenabı Allah'a hamdolsun. Allah ramazan sofralarının bereketi hürmetine bizleri dostluk içerisinde birlik ve beraberlik içerisinde, kardeşlik içerisinde, tam manasıyla dayanışma içerisinde olan kullarından eylesin. Sevgili Diyarbakırlı kardeşlerim Diyarbakır’a her geldiğimizde büyük bir memnuniyet, büyük bir mutluluk duyuyoruz. Diyarbakır peygamberler şehri, Diyarbakır evliyalar şehri, Diyarbakır nice güzel insanların şehri, Diyarbakır medeniyet merkezi, Diyarbakır ilim merkezi, Diyarbakır şarkın kapısı, Diyarbakır şarkın dünyaya açılan penceresi. Bu güzel Diyarbakır'da her birisi birbirinden güzel ve değerli olan Diyarbakır hemşerilerimizle beraber aynı iftar sofrasını paylaşmaktan büyük bir memnuniyet, büyük bir haz duyuyoruz. Allah'a çok şükür bu akşam sizlerle beraber olduk. Bu memlekette kıyamete kadar birlikte beraber olmanın tohumlarını aslında bu iftar sofralarında atıyoruz. Sevgili kardeşlerim, bu coğrafyanın insanlarının, bu sofraları paylaşan insanların, geçmişi bir kültürü bir, âdeti bir, gelenekleri görenekleri bir, kıblesi bir, Allah bir, Peygamberi bir, geçmişi bir, İnşallah geleceği bir ve beraber. Birileri bu süreçte maalesef tam bir asır evvel geride kalmış birinci cihan harbi sonrasında uygulamaya koydukları projeleri uygulamaya çalışıyor olabilirler. Bu coğrafyada sınırları cetvellerle tek tek böyle pergellerle çizenler bir asıl evvel ve bu emperyalist projeyi uygulamaya koyanlar ortadoğuyu hallaç pamuğu gibi dağıtanlar bir asır sonra şunun farkına vardılar. Sınırlarını böldükleri Kürtleri, Türkleri, Arapları birbirinden ayıramadılar. Şimdi bir asır sonra sınırları bölerek farklı ülkelerde yaşamak durumunda kalan bu halkların şimdi gönüllerini ve zihinlerini bölmeye çalışıyorlar. Buna müsaade etmeyeceğiz. Buna siz, Diyarbakır halkı, bu bölge halkı, Türkiye halkı buna müsaade etmeyecek. Bizim birbirimizden farkımız yok. Bizim birbirimizden ayrıcalığımız yok. Ana dillerimizin farklı olması bizim için ayrılma vesilesi değildir. Renklerimizin farklı olması bizim için bir ayrılık vesilesi değildir. Tam tersine biliyoruz ki anadili ana sütü kadar helaldir. Her kim hangi anadilini konuşuyorsa Rabbinin ona öğrettiği bir dili konuşuyordur. Herkes için ana dili, kendi ana sütü kadar helaldir. Herkes için kendi onuru, kendi izzeti diğer bütün insanlar için kendi izzeti gibidir. Onun için ne gerekçeyle olursa olsun, ister zenginlik, ister fakirlik, ister şu dilden, ister bu dilden, ister meşrep mezhep meselesi olsun bütün bunları bir kenara bırakıyoruz. Biliyoruz ki hepimiz Hz insanız, biliyoruz ki hepimiz Adem'in soyundanız, biliyoruz ki hepimiz İbrahim'in ümmetinden, milletindeniz ve hepimiz Muhammed'in ümmetindeniz. Diyarbakır Bu ruha sahip olan en güzel şehirlerimizdendir. Birileri aramıza, sizin aranıza halkın arasına kini, silahı, gözyaşını koymaya çalıştı. Onlara müsaade etmediğiniz için sizlere teşekkür borçluyuz. Bir zamanlar kötülüklerle, kinle, kanla anılan Diyarbakır şimdi huzur kenti oldu Allah'a binlerce şükür. Diyarbakır huzur kenti olarak olmaya devam edecek. Bu sofrada gördüğümüz Diyarbakırlılara ve özellikle Diyarbakır annelerine şu sesle, şu samimi sesle seslenmek istiyorum. Lütfen ne güzel bir huzur kenti olmuş olan Diyarbekire sahip çıkın. Diyarbakır’ın huzurunun bozulmasına müsaade etmeyin.  Evlatlarınıza, komşularınıza, çocuklarınıza, kardeşlerinize sahip çıkın. Onların bir takım emperyal projelerin maalesef oyuncağı haline getirilmesine müsaade etmeyin. Evlatlarımızı hep beraber güzel bir gelecek kurmak için gayret sarf edelim. Hep beraber evlatlarımızla birlikte çok güzel bir Diyarbakır’ı çok muhteşem bir Türkiye'yi kuralım. Bu coğrafyanın her neresinde olursa olsun bütün kardeşlerimizi Suriye'de, Irak'ta, Filistin'de, Ürdün'de, başka yerlerdeki bütün kardeşlerimizi hatırlayalım. Gönül bağlarımızı kuvvetlendirelim. Bizi bölmeye bölmek isteyenlere inat aramızdaki bağlarımızı daha da kuvvetlendirelim. Bundan sonra esas sorumluluk, esas görev, Diyarbakır annelerine düşüyor. Diyarbakır annelerin inşallah geleceğimizi kuracak olan o sevgi dolu gönülleriyle, o bereketli dualarıyla İnşallah Diyarbakır’ı daha güzelleştirecekler. Diyarbakır aslında diyar-ı huzurdur. Bir kere daha söylüyorum Diyarbakır aslında diyar-ı huzurdur. Bu diyar huzuru ilelebet yaşatacağız. Geçmişte olduğu gibi onlarca farklı medeniyetin merkezi olduğu gibi, nice ediplerin, nice şairlerin, nice ariflerin, nice hikmet sahibi insanların, nice evliyaların dolaştığı ve ayak izlerinin bulunduğu bu şehirde kıyamete kadar huzur içerisinde yaşayacağız. Diyarbakır’ı diyar-ı huzur olarak sonraki nesillere miras bırakacağız. Bu çerçevede hepinize bir kez daha Allah'tan en güzel günleri nasip etmesi dileğiyle Ramazanınız mübarek olsun diyorum” dedi.

 

İftar programının ardından Bakan Kurtulmuş, önceki dönem Bakan Eker, önceki dönem Bakan Arzu, Vali Güzeloğlu ve beraberindekiler tarihi Hasanpaşa Hanında esnaf ve vatandaşlar bir araya gelip sohbet etti. Daha sonra Ulucaminde kılınan yatsı ve teravih namazının ardından İçkale’de Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından organize edilen farklı dillerden ilahilerin seslendirildiği Diyar-ı Huzur konserine katıldı.