Sayın Valimiz Hasan Basri Güzeloğlu, Karacadağ Kalkınma Ajansı tarafından 2018 yılı proje teklif çağrıları kapsamında bölgedeki kâr amacı güden ve gütmeyen kuruluşların, bölgesel gelişmeye ivme kazandıracak projeleri için karşılıksız vereceği desteklere ilişkin gerçekleştirilen 2018 Yılı Mali Destek Programı Bilgilendirme Toplantısı’na katıldı.

 

 

Toplantıya Vali Güzeloğlu’nun yanı sıra, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Cumali Atilla, Cumhuriyet Başsavcısı Kamil Erkut Güre, Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Talip Gül, İlçe Kaymakamları, Oda ve Borsa Başkanları, sivil toplum kuruluşları ve iş dünyasının önde gelen temsilcileri ve girişimciler katıldı.

 

 

Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan programda ilimizi tanıtan kısa filimin ardından Karacadağ Kalkınma Ajansı tanıtım filim izlendi. Karacadağ Kalkınma Genel Sekreteri Hasan Maral’ın  2018 Yılı Mali Destekler Tanıtım sunumun ardından Salondakilere hitaben bir konuşma yapan Vali Güzeloğlu şunları söyledi: “Değerli Büyükşehir Belediye Başkanımız, Başsavcım, değerli Rektörüm, değerli kamu yöneticileri, çalışma arkadaşlarım, ilimizin ekonomik sosyal ve toplumsal kesiminin çok değerli yöneticileri, oda, borsa, birlik başkanlarımız ve ülkemizin gelişme ve kalkınmasına katkı sağlayan çok değerli girişimcilerimiz ve hizmet etmekten onur duyduğum çok değerli Diyarbakırlı hemşerilerim. İlimiz ve ülkemiz adına gurur veren, güven veren bir buluşmada, Karacadağ Kalkınma Ajansı 2018 Mali Destek Yardımları Tanıtım Programında sizlerle birlikte olmaktan büyük bir mutluluk duyuyorum.

 

 

“Diyarbakır’ın tarihi geçmişi ve derinliklerinden aldığı bu büyük güç ve dinamik, bugün mevcut ve geleceğimizi taşıyacak en büyük güvencemiz olmaktadır.”

 

 

Biz Türkiye olarak, bir büyük devlet ve millet olarak geleceğe 2023, 2053 ve 2071 hedeflerimize emin ve kararlı adımlarla gidiyoruz. Türkiye içte ve dışta bu büyük yürüyüşe engellemek isteyen, bütün ihanet çetelerine, işbirlikçilerine, terör örgütlerine rağmen bu kararlı yürüyüşünde, hem bölgesinde hem de dünya ölçeğinde, bir istikrar ve güven anısı olarak ekonomik kalkınmasını da tamamlayarak emin adımlarla yürüyüşünü sürdürüyor. 2017 yılının son çeyreğinde yüzde 11.1 baz etkisinden arındırılmış büyüme oranıyla Türkiye dünyada en yüksek büyümeyi gerçekleştiren ve sürdürülebilir büyüme perspektifinde dünyanın en öne çıkan ülkesi oldu. Bugün açıklanan veriler de sanayinin, bakın altını çiziyorum ürün çeşitliliğinde Avrupa Birliği'nin 7. büyük ülkesi olduğu ilan edildi. Ama daha anlamlı kılan, sanayide ürün çeşitliliği artışında 2. Sıradayız. Bütün ifade edilen, güven bozmaya yönelen, güvenimizi sarsmaya yönelen bütün bu anlamdaki manipülasyonlara rağmen Türkiye bu açık ekonomik gerçeklerle yoluna emin adımlarla yürüyor. Biz 2018'de bu büyümenin, gelişmenin ve kalkınmanın çok daha kalıcı olacağına, ülkenin her alanda gelişmesinin bir önceki yıla göre daha başarılı olacağına inanıyoruz ve çalışıyoruz Diyarbakır bu büyük yürüyüşün zenginleştiren, derinlik katan ve şüphesiz çok büyük katkılar sunan büyüklüğün adıdır.

 

 

“Kalkınma Bakanlığı'nın bu yılki 2018 mali destek programları arasında hiç tartışmadan, hiçbir başlığını revize etmeden ve hedefleri noktasında eleştiri getirmeden kabul ettiği tek mali destek programı paketi Karacadağ Kalkınma Ajansı'nın olmuştur.”

 

Biraz önce kısa tanıtımlarla sunulduğu gibi bir tarih, bir medeniyet, bir inanç, bir kültür merkezinin adıdır. Bugün Diyarbakır, geçmişinden aldığı bu büyük mirası geleceğe taşımak, 21. yüzyılda Türkiye ve bölgesi ile ilişkilerinde bu anlamda çok güçlü bir stratejik merkez olma konumdadır. Türkiye'nin Ortadoğu’ya açılan ticaret merkezi ve lojistik kavşak noktasıdır. Diyarbakır’ın tarihi geçmişi ve derinliklerinden aldığı bu büyük güç ve dinamik, bugün mevcut ve geleceğimizi taşıyacak en büyük güvencemiz olmaktadır. Huzur ve güven temini ve tesisi ve hamdolsun bunun istikrarlı bir şekilde sürmesi sonrasında, bugün artık gündemimiz, ekonomik sosyal ve toplumsal kalkınmadır. İşte bu noktada bugün bu salonda bulunan tüm bileşenlerin ortak bir iradesi kararlılığı ve çabası gerekmektedir. Bugün küresel ölçekte, bilgi çağında, ülkelerin olduğu kadar kentlerin ekonomileri de öyle çıkıyor. Kent ekonomileri kavramı giderek hem uygulamada, hem de ekonomi teorisin de çok daha konuşulan bir kavram olarak kendini gösteriyor. Bu açıdan baktığımız zaman, bir kent ekonomisinin sürdürülebilir olması ve ekonominin rasyonel temellendirilmiş dinamikleriyle ilişkisinin kurulması çok önemlidir. Yani ekonomi, bir temenniler silsilesi ve beklentiler manzumesi değildir. Ekonomi rasyonel bir bilim olarak reel veriler üzerinde değerlendirilen, tüm kurumların sağlıklı sürekli ve yakın işbirliğini gerektiren bir alandır. İyi niyetli sosyal yardımlar, iyi niyetli hayır girişimleri olabilir. Ama gerçekçi temeller ve bununla ilgili sağlıklı ilişkiler kurulmazsa en küçük birim ve bazdan itibaren ekonomik girişimler sürdürülebilir değildir. Bunu sizler, ekonominin içindeki aktörler, işadamlarımız, girişimcilerimiz çok iyi biliyorsunuz. Bu gerçekten hareketle biraz önce Diyarbakır ve Şanlıurfa için açıklanan 2018 mali destek programları bir bütünsel yaklaşımın, Diyarbakır gerçeğinin; Diyarbakır'daki kamu kurum ve kuruluşları Büyükşehir Belediyesi dahil belediyelerimizin, Ticaret Sanayi Odası, Ticaret Borsası, esnaf birlikleri şüphesiz üretimi yapılan Organize Sanayi Bölgeleri, küçük ölçekteki KOBİ’ler, İşadamları dernekleri, belki de bir bütün olarak alanda katkısı olan bizim güzel tanımlamamızla çorbada tuzu olan herkesin katılımı, fikri ve değerlendirmesiyle oluştu. Bir niyetler manzumesi değil, bizi geleceğe taşıyacak, Diyarbakır'ın iddiasını kalıcı kılacak bir çalışmanın sonunda bu dört başlık belirlendi. Çok özenle belirlenen bu başlık, biraz önce TRT Haber TV kanalında ifade ettiğim gibi çok yenilikçi bir yaklaşımdır. Diyarbakır’a da bu yakışır. Genel Sekreterimizin ifade ettiği gibi, Kalkınma Bakanlığı'nın bu yılki 2018 mali destek programları arasında hiç tartışmadan, hiçbir başlığını revize etmeden ve hedefleri noktasında eleştiri getirmeden kabul ettiği tek mali destek programı paketi Karacadağ Kalkınma Ajansı'nın olmuştur. Bu yaklaşımın sağlıklı olması, Türkiye'nin büyüme, gelişme, kalkınma hedefleri ile uyumlu olması ve en önemlisi sürdürülebilir olmasını çok açık göstermektedir.

 

 

“Türkiye akıllı ürünleri kullanan ve başkalarının aklının ürettiği ürünlere kaynak aktaran bir ülke değil, kendi aklını kullanarak bunları üreten ve kazanan bir ülke olmak zorundadır, hedefimiz bu.”

 

 

 

Bakınız bir medeniyet tasavvurumuz var, bir kalkınma hedefimiz var, geleceğe dönük bir büyük iddiamız var, biz bu iddianın temsilcileri ve şüphesiz gerçekleştirmek için yorulmak bilmeyen neferleri olmak mecburiyetindeyiz. Kalkınma sadece bir kişinin, kurumun, birimin değil, herkesin sahiplenmesi, katkı koyması, emek vermesi gereken bir alandır. Bunu yapmak zorundayız ve sorumluluğundayız. Gelecek kuşaklara aktaracağımız en büyük değer ve kazanç, bizim kendi dönemimizde oluşturduğumuz değerler ve temellerdir. Her kurum, her kişi, birey bazından başlayarak, bu sorumluluğu hissetmeli ve gayret göstermelidir. Dört Ana başlıkta tanımladığımız bu yılki özellikle destek programlarımız bunu hedeflemekte. Bakınız okul öncesi alt yapısının güçlendirilmesi mali destek programı Türkiye'de bir ilktir. Ama çok gerekli, çok önemli ve çok zorunlu bir yaklaşım demektir. Bugün bütün bilim insanları net olarak ortaya koyuyor ki, bir insanı yani bizi, sizleri, hepimizi oluşturan bütün değerler 3 ve 6 yaş arası kazandığımız, edindiğimiz ve bize aktarılan değerlerdir. Bu, bizim bugün kişiliğimizin yüzde 60-70 oluşturan bir bütünlük ve büyüklük demektir. Yani güven duygumuz, hayata karşı bakışımız, olayları yorumlamamız, birlikte ekip içinde çalışıp çalışmamamız, benim çok net tanımlamamla iki temelli kavramı içselleştirip içselleştiremediğimiz, Teşekkür ederim ve özür dilerim. Bunları ve buna benzer bütün edindiğimiz dönem, 3 ve 6 aylık dönem arasıdır, yani okul öncesi dönemdir. Bu konuda attınız temeller ve yaptığınız hizmetler, çok net kalıcı dönem kazanımlardır. Okul öncesinde sağlıklı bir eğitim alan bireyin, ilkokul, ortaokul, lise ve üniversiteye kadar iddiasını sürdürecek her bir sonraki eğitim kurumuna geçerken bir büyük güçlü kişiliğin temsilcisi olacaktır. Bu açıdan dört buçuk milyon Türk liralık çok önemli ilk ve değerli bir katkıyı bu yıl programların içerisinde yer aldı. Diyarbakır açısından baktığımız zaman, biz aslında hepiniz tanırsınız ve katkıda bulundunuz, içtenlikle teşekkür ediyorum. Geçtiğimiz hafta Sayın Milli Eğitim Bakanımız doğrudan ve özel olarak arayarak Diyarbakır’ın bu büyük başarısını tebrik etti. 6 aylık süre içerisinde göreve başladığımızda yüzde 48 ler civarında olan 5 yaş grubu okullaşma oranımız, bugün yüzde 99 yani %100 e geldi. Diyarbakır’ı kutlamak ve hepinize teşekkür etmek istiyorum. Öyle bir heyecan sarmış ki Diyarbakır dün saat 18 de Dicle ilçemizde muhtarlar toplantımızda bu soruyu sordum muhtarlarımıza, her birinizin mahallesinde, okul öncesi ve bu yaş grubunda okula gitmeyen çocuğumuz var mı varsa lütfen bildirin o kadar mutlu olacak bir tavır ve cevap geldi ki,  hiçbir çocuk kalmadı Sayın Valim okul öncesinde eğitimin dışında. İşte oradan başlayan dönüşüm, bireyden bize ve bizden geleceğe doğru bizi taşıyacak. Bu konuda Diyarbakır’ın, hepimizin ortak bir çabası okul öncesinde Diyarbakır’ı Türkiye'de bir marka haline getirdi ve  getirecek. Bakın  genel sekreterim ifade etti, kodlama eğitimi diyoruz, robotik eğitim diyoruz  bunlar belki bu yaş grubunda bizlere biraz uzak olabilir ama emin olun bu çağın çocukları için bunlar o kadar tanıdık kavramlar ki henüz daha emeklemeye başlayan bir çocuk, akıllı bir ürünle buluşuyor. Akıllı ürünü kullanırken artık diyoruz ki Türkiye akıllı ürünleri kullanan ve başkalarının aklının ürettiği ürünlere kaynak aktaran bir ülke değil, kendi aklını kullanarak bunları üreten ve kazanan bir ülke olmak zorundadır, hedefimiz bu. Bunu sağlamanın yoluda bu yaştan ve bu bazdan bu kaynakları bu eğitime öne çıkartmak ve katkı sağlamaktır. Bu konuda bütün paydaşlarımızı proje üretmeye, bizimle birlikte işbirliği geliştirmeye özellikle davet ediyorum.

 

 

“Organize Sanayi bölgeleri için bir başlık açtık. Kooperatifler ve bu alandaki üretici alanları, özellikle çalışan kadınlarımızın çocuklarının okul öncesi eğitimde burada buluşmasına doğrudan kaynak ve destek vereceğimizi de paylaştık.”

 

 

“Diyarbakır'a hak etmediği bu örtüyü, bu üzerindeki biriken külü üzerinden tutup atalım. Diyarbakır gerçeğini, o pırıl pırıl medeniyet geçmişini, tarih ve turizm birikimini, Dünya ile buluşturalım.”

 

 

 

2. çok yenilikçi kavramımız, turizm rotaları ve akıllı kentler. Biraz önce kent ekonomilerinden bahsettim. Bugün artık bir büyük zenginliği, Türkiye'nin en çok ve tescilli ve değerli tarihi varlıklarını, kültürel birikimini barındıran Diyarbakır'ı turizmin dünya çapında bir marka kenti haline getirmezsek bilin bu aziz kentin eksiği değil,  bu kentte yaşayan, yöneten ve nefes alan bizlerin eksiğidir. Hepimizin vicdanı mesuliyeti vardır. Yansı da 3 dakika da sunulandan bile büyülemeye,   etkilemeye yetiyor değil mi hepimizi.   Ama bunun çok daha ötesi var, Kaleler diye bir başlık açtığınız   zaman karşınıza çıkan kaleler var, surlar başlığında onlarca sur yapısı var, doğal güzellikler dediğinizde milli parklar ve doğal güzelliklerde sayısız alan var, Diyarbakır'ın her bir köşesinde sizi şaşırtan, sizi içine çeken 12 bin yılın geçmişini, sizlere hatırlatan ve anlatan, dokunduğunuzda sizi büyüleyen, çok önemli büyük alanlar var. Şimdi burada hadi artık diyoruz, üzerindeki örtüyü, yıllarca ihanet örgütlerinin ve terör örgütlerinin bu kentin gelişmesinin ve kalkınmasının önüne çektiği Diyarbakır'a hak etmediği bu örtüyü, bu üzerindeki biriken külü üzerinden tutup atalım. Diyarbakır gerçeğini, o pırıl pırıl medeniyet geçmişini, tarih ve turizm birikimini, Dünya ile buluşturalım.

 

“Diyarbakır'da yaşanan her biri vatandaşımızla bu heyecanı çok daha zirveye ulaştırmak, Diyarbakır’ı Diyarbakır gerçeğini dünya ile buluşturmamız lazım.”

 

 

Bakın bir başlıkta bile hedefi bir milyona taşıdığınız  yataklama, konaklama, diğer başlıklar eklediğiniz zaman  isim zikir etmek istemiyorum. Çünkü hiçbiri Diyarbakır'ın karşılaştığı ve karışacağı bir kent değildir. Ne Avrupa'da, ne dünyada, medeniyet geçmişi İnsanlık tarihi kadar eski olan Diyarbakır'la karşılaştırılacak hiçbir kent söz konusu değildir. Belki ikizimiz, kardeşimiz, komşumuz, Şanlıurfa'yla düşünmek gerekir. Mezopotamya gibi insanlık tarihinin, kadim geçmişinin, bereketli hilalinin bir büyük bir medeniyetin taşıyıcısı merkezinin 2 kenti Diyarbakır ve Şanlıurfa'nın dışında bugün öne çıkan dünyada marka diye tırnak içinde ifade ediyorum, kentlerin hiçbirisi, tarihi geçmişi, sunduğu derinlikleri ve şüphesiz turizme dönük alt yapılarıyla Diyarbakır’ın karşılaşacağı kent değildir. Ama tabii ki bizim eksiklerimizi tamamlamak, hazırlamak şartıyla. Büyükşehir Belediyemizin başlattığı kenti yeniden tanımlama, kentin gerçek değerleri ile bu kentin buluşmasını sağlama, altyapı hizmetlerinden, bu kentte yaşayan herkesin kentlilik bilincini kazanma noktasındaki çok önemli ve son bir yıllık çabaların şüphesiz bu kentin üzerindeki bu değişimi hissettirecek bir yaklaşım sergiledi.  Bunu daha öteye taşımak, gerek büyükşehir gerek ilçe belediyelerimiz, sivil toplum örgütlerimiz, iş adamlarımız ve Diyarbakır'da yaşanan her biri vatandaşımızla bu heyecanı çok daha zirveye ulaştırmak, Diyarbakır’ı Diyarbakır gerçeğini dünya ile buluşturmamız lazım. Bunu bu yıl çok önemsiyoruz ve buradan ve belki de buna katkı koyacak herkese çok ciddi bir çağırı ve davet yapıyoruz.

 

“Diyarbakır’ın minimum 300 milyon dolarlık bir ihracat hedefini ortaya koyduk.”

 

 

Şüphesiz 3. Başlıkta öne çıkan sanayi altyapısı da hiç reddedilemeyecek, üretim adını vazgeçilmeyecek bir gerçeğimiz. Bakın 2017 dün akşam televizyon programında ifade ettim Bu bilgileri sıklıkla söylemek ve güveni hissetmek lazım. Açılan şirket sayısını Diyarbakır tarihinin geriye dönük bütün yıllarından daha fazla 1 volüme ulaşmıştır. Dağıtılan teşvik belgesi sayısı rekor kırmış 890 milyon TL ye ulaşmış 6831 istihdamı taahhüt etmiştir ve ihracat çok uzun yıllar ortalamalarında geri dönük yıllara aşmış, yılı yaklaşık 200 milyon dolarla bitirecek bir perspektifi bize sunmuştur, Kasım sonu 191 milyon dolara geldik. Şimdi 2018 için Sanayi Odası Başkanım, OSB başkanım, esnaf başkanlarım, bütün paydaşlarımız oturduk hedefimiz ne olmalı, 2018 için artık Diyarbakır’ın minimum 300 milyon dolarlık bir ihracat hedefini ortaya koyduk. Belki fazla, ilk anda aşırı gelebilir, asla değil değerli paydaşlar değerli Diyarbakırlılar, sadece Lice'de terör nedeniyle yıllardır kapalı duran yerel kaynakları doğrudan değerlendirecek olan diğer yem ve mermer fabrikasını faaliyete geçmesi bile bu hedefi bir anda 400 milyon dolarlara taşıyacak bir altyapı ve bir varlığı bize söylüyor. Bakınız sadece Lice için ama bizim büyük projelerimiz var kısaca değinildi. Bugün artık Organize Sanayi Bölgemiz yetmiyor ek organize sanayi bölgemize alan büyüklüğünün çalışmaları tamamlandı. inşallah önümüzdeki 3 aylık zaman diliminde, Tarım Bakanlığımız, Bilim Sanayi Bakanlığımızın değerlendirmeleriyle başvuruları almaya başlayacağız. 20 bin doğrudan istihdam sağlayacak ve yatırımcısı hazır olan bir girişim. Onun yanında Şanlıurfa yolunda ikinci organize sanayi bölgemizin kuruması. Değinildi, çok gerekli ve gelecek Diyarbakır için haklı bir beklentidir. Burada yılın ikinci yarısına başvurulara dönük süreci başlatacağız. Tekstil İhtisas Organize Sanayi Bölgemiz çok güzel bir tespittir, Diyarbakır'da bugün yerel ölçekten uluslararası alana çıkan markalarımız var. İlk anda şöyle bir şey sorulabilir, tekstilin Diyarbakır’da ne işi var benimde tersinden bir yaklaşımım var, Tekstil’in Diyarbakır dışında ne işi var. Türkiye'de pamuğu en çok üreten ve en kaliteli pamuk üreten şu anda biz ikinciyiz. Silvan projesiyle 325.000 hektar alan sulanacak sulu tarıma geçecek pamuktan, mısıra, sulu tarımdan, endüstriyel girdi olacak bütün sanayi ürünlerinin üretimi ile 300 bin kişiye doğrudan İhsan ve yılda 1.2 milyar Türk Lira ekonomiye katkı sağlayacak bu proje ile birlikte 2023 sonudur inşallah, Diyarbakır’ın dışında Tekstil üretecekler bin kere düşünmek zorunda kalacak. Pamuğu üreten üreten Diyarbakır'ın dışında ne işiniz var bu fabrikaları orada ne diye kuracaksınız veya neden kurduk diye kendi kendine soracaklar. Bakın lojistik bölgesiyle,  tekstil bölgesiyle, Ergani’de kurulacak ek organize sanayi bölgesiyle şimdi zaman Diyarbakır zamanı, kimse kusura bakmasın. Yatırım için şimdi gelenler, önalanlar Diyarbakır'da konumlananlar kazanacaklar. Türkiye adına da, Diyarbakır adına da öncü olacaklar. Bu noktada bu yılki teklif  çağrılarımız sanayi alt yapısı da şüphesiz ölçek itibarıyla adım atacak ve buna bağlı destek olacak girişimlere çok büyük fırsatlar sağlayacak.

 

 

“Hükümetimizin kalkınma ve gelişme planları ile uyumlu bir dört ana başlıkta bugün Karacadağ Kalkınma Ajansı 30 milyon toplam tutarındaki bir hibeyi ilan etmiş oluyor.”

 

Son olarak belki en anlamlı ve değerli başlıklardan biri KOBİ hemen yanında tasarım ve yazılım. Geçtiğimiz günlerde bu konuyda değerli Rektörüm, dekanlarımız, Üniversite senatosunda bir değerlendirme rakı bir değerlendirme toplantısı yaptık. Artık binası çok güzel olan artık işlevi de çok kısa sürede inşallah 2018'de dopdolu ve güçlü olan teknokent merkezli tasarım ve yazılım alanında Diyarbakır'ın ve ülkenin geleceğine katkı koyacak bir destekleme programını paylaşmış oluyoruz. Bu noktadan Dicle üniversitemizde ayrı bir başlık açmak istiyorum. Kentlerin gelişmesi, kalkınması, hedeflerine ulaşması, şüphesiz bilgi temelinde bilgiyi üreten üniversitelerinin öncülüğünde olur. Üniversal anlamda üniversite zaten bilgiyi bizim geleneğimizde medrese perspektifinde hikmeti paylaşan yerlerdir. Bu bağlamda aklın ve hikmetin birleşmesi erdemi, bilgiyi ve şüphesiz değeri öğretir. Dicle Üniversitesi'nin geride kalan zaman dilimlerinde yaşadığı herkesin malumu olan ve şüphesiz Dicle Üniversitesi anlamında sorun olan kayıp yıllarından sonra artık şimdi hedefimiz üniversitenin güçlü, bölgesinde ve ülkesinde kalkınmanın öncüsü Teknokent perspektifli sanayiye öncülük yapan, yazılım ve tasarım alanında katkılar koyan bir kurum olması. Değerli Rektörümüz ve akademisyen ekibimiz bu konuda çok istekli biz de destekliyoruz. Kısa vadede ve perspektifte sanayi kuruluşlarımız, işadamlarımız ve üniversitemizin, üniversite sanayi işbirliği değerlendirmesinde çok güçlü bir ilişkisi ve ara eleman yetiştirilmesinden başlayarak teknik eğitim boyutunda bir özen sergilemesini hep birlikte çalışıp alana ve hayata geçirmeye gayret edeceğimizi de paylaşmak istiyorum. Bu noktada KOBİ ki sanayinin bel kemiği üretimin en önemli merkezi hala bakın dünyanın en gelişmiş ülkelerinde de sanayinin taşıyıcı merkezi ve motoru Kobilerdir. Kobi kavramının gelişmesi ve güçlenmesi üretim perspektifini sürdürülebilir olmasına çok önemli katkı sağlamaktadır. Bu noktadaki 4. Başlığımızda bunu içermektedir.  Sonuç olarak baktığımızda, bir kalkınma, bir gelişme kent ekonomisinden başlayarak Türkiye'nin gelişme ve kalkınma hedefleriyle bütünleşmeyi içeren çok stratejik, sürdürülebilir ve hükümetimizin kalkınma ve gelişme planları ile uyumlu bir dört ana başlıkta bugün Karacadağ Kalkınma Ajansı 30 milyon toplam tutarındaki bir hibeyi ilan etmiş oluyor. Şimdi genel sekreterimiz paylaştı her kurumdan beklentim şudur Bu başlıkta kendi ve kentinin hedeflerini kurumsal ve kentsel ortaya koyması bütün ekibi ile Burada yoğunlaşması ilçe kaymakamlarımızın, kurum müdürlerimiz kendileri ile ilgili başlıklarla bu heyecanı bugünden itibaren başlatıp en yüksek oranda katkı sağlayacak bir performansı sergilemelidir. Ticaret Sanayi Odası Başkanım, Borsa Başkanım, Esnaf Birlikleri Başkanım, Organize Sanayi yönetim kurulumuz, işadamlarımız ve diğer bütün kurumsal başkanlarından da kendi değerlendirmelerinin aynı perspektife yapmalarını bekliyoruz. bu noktada Kalkınma Ajansımız uzmanlarıyla bütün sivil toplum kuruluşlarımıza projelerden faydalanmak isteyecek paydaşlarımıza açıktır. Rekabetçilik anlamı da projeler değerlendirecek ama proje üretimi şüphesiz ki Diyarbakır'da hep birlikte gayret gösterilerek elde edilecek, amacımız dağıtılacak katkılardan ve paylardan en yüksek oranda bir katkıyı almaktır. Ben bu noktada Diyarbakır adına bugünün 2018'in hemen ilk zamanları ve günlerinde inşallah hayırlara vesile olacak bir buluşma olmasını niyaz ediyorum. Hep birlikte ortaya konacak gayretle 2018'de bütün ve hedeflerimiz adına ajansın dağıttığı hibe adına önemli katkı sağlayacağı inancımı tekrardan teyit ediyorum, Kalkınma Ajansımızın kuruluşundan bugüne emek veren bütün meslektaşlarıma, görev alan belediye başkanlarımıza, emek veren bütün genel sekreterine, görev alan bütün yönetim kurulu üyelerimize, ajans personelimize ve şüphesiz bugünlere gelmede emeği olan bütün herkese içtenlikle teşekkür ediyor, 2018 Mali Destek Programımızın hayırlı olmasını diliyor, hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum” dedi.

 

 

 

 Vali Güzeloğlu’nun konuşmasının ardından, 2018 yılı Mali Destek Programı Bilgilendirme Toplantısı sona erdi.