Sayın Valimiz Hasan Basri Güzeloğlu Anadolu Güvenlik Korucuları ve Şehit Aileleri Konfederasyonu tarafından düzenlenen 3. Olağan Genel Kurul Toplantısına katıldı.

 

 

 

Programa Vali Güzeloğlu’nun yanı sıra, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Cumali Atilla, Bölge Jandarma Komutanı Tümgeneral Halis Zafer Koç, Cumhuriyet Başsavcısı Kamil Erkut Güre, Anadolu Güvenlik Korucuları ve Şehit Aileleri Konfederasyonu Genel Başkanı Ziya Sözen, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Mustafa Başoğlu, İl Emniyet Müdür Vekili Alper Güneş, Kurum Müdürleri, Korucu federasyon temsilcileri, Korucular, Gazi ve şehit yakınları ile çok sayıda davetli katıldı.

 

 

Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlayan program, saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunması ile devam etti. Şehitlerimiz adına hazırlanan slayt gösteriminin ardından Anadolu Güvenlik Korucuları ve Şehit Aileleri Konfederasyonu Genel Başkanı Ziya Sözen açış konuşması yaptı. Daha sonra davetlilere hitaben bir konuşma yapan Vali Güzeloğlu şunları söyledi;

 

 

“Değerli Konuklarımız, Büyükşehir Belediye Başkanımız, Cumhuriyet Başsavcım, İl Jandarma Komutanım, İl Emniyet Müdürüm, çok değerli Konfederasyon Başkanı kardeşim 25 ilimizden buraya bugün gelen, konfederasyonumuza katılarak Diyarbakır'da olmasından dolayı bizlere mutluluk veren çok değerli federasyon başkanlarımız, Dernek başkanlarımız, Korucu başlarımız, kahraman korucu kardeşlerim, hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyor, hoş geldiniz diyorum. Bugün böylesi kahraman bir camianın genel kurulunda sizlerle birlikte olmaktan ve sizlere hitap etmekten büyük bir mutluluk duyuyorum. Sözlerimin başında biraz önce bazılarının cemalini gördüğümüz, bu toprakları bizlere vatan etmek için şehadet şerbetini içen, kanlarıyla canlarıyla bu toprakları bizlere yurt ve vatan eyleyen ve aynı zamanda emanet eyleyen başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere bütün şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyorum. Ruhları şad mekânları cennet olsun. Bu şehitlerle aynı safta, aynı ruh iman ve heyecanla ihanete karşı duran ve gazilik şerefini kazanarak bugün burada aramızda olan tüm gazilerimize de milletçe bir kez daha şükran duygularımızı sunuyoruz. Bilin ki bu iman ve ruh oldukça bu milletin bu değerlerini taşıyan böylesi kahraman evlatlar oldukça hiçbir ihanet, hiçbir iş birlikçi bunların arkasındaki hiçbir güç, hedefine asla ulaşamayacaktır. Tarihin her döneminde hakkı temsil eden her türlü bedel ve tehdit karşısında hakkı tutup kaldıran bu milletin yanında da Cenabı Allah her zaman olacak, yardımcısı olacak ve bu milleti ve bu devleti sonsuza kadar payidar kalacaktır. Çünkü biz dualı bir millet, kutlu bir devletiz. Tarihin ve varlığımızın her döneminde insanlık değerlerini temsil eden, bunları taşıyan, bedeli ne olursa olsun ahlak ve adaletten ayrılmayan bir anlayışın temsilcileriyiz. Bu topraklarda, bu toprakları kanımızla, canımızla yurt eylemişiz ve bu topraklarda var olmak, sonsuza kadar bu devleti payidar, milleti bahtiyar eylemek için de aynı imanla bugün bu mücadeleyi sergilemekteyiz. Bugün Türkiye Cumhuriyeti ve Cumhurbaşkanımız dünyada mazlumun, mağdurun, muhtacın, haksızlığa uğrayan herkesin ve her kişinin sesi, temsilcisi ve sığındığı hanesi olmuştur. Bugün bu büyük millet ve devlet dünyada en fazla vatanından edilen, yaşama hakkı tehdit edilen öksüz ve yetim bırakılan sabilerin, günahsızların sığındığı bir sığınak, bir başvuru, bir yurt olmuştur. Bu milletin her bir evladı bu mazlum ve mağdurlara gönlünü, kapısını sofrasını açmış, lokmasını paylaşmış, her birine bir dost, bir sırdaş, bir arkadaş olmuştur. Meselenin özü budur. Dünyanın müesses nizamını kuranlar uluslararası kurumlar bunun işleyişinde olanlar bu yaşanan insanlık dramına kayıtsız kalmış vicdanlarını kapatmış ve kulaklarını sağırlaştırılmıştır. Milyonlarca insan yerinden edilirken, Müslüman kan ağlarken, ihanet odakları kendi hesapları üzerinde hesaplar yapmış, bebekler, yaşlılar, anneler denizlerde boğulurken onların cansız cesetleri insanlık bitmiş dedirtircesine sahillere vururken konuyu bunun dışında farklı alanlarda taşımıştır. Bugün Türkiye sadece sınırlarında değil bölgesinde ve küresel ve dünya ölçeğinde hakkı tutup kaldıran onu taşıyan ve maliyeti ne olursa olsun bu duruştan vazgeçmeyen onurlu bir duruşun temsilcisidir. Şüphesiz ki bunun maliyeti de bütün bu ihanet odaklarının uzantılarının maşaları olan terör örgütlerinin hedefi haline gelmek ve ülkenin huzur ve güvenini, milletin yaşam hakkını tehdit edecek bir terör belası ile karşı karşıya gelmektir. Kim nereden gelirse gelsin, hangi güce dayanırsa dayansın, hangi bağlantı ile karşımızda gelirse gelsin işte bu salondaki gibi kahramanların iradesi karşısında yok olup gidecektir ve bitecektir Allah'ın izniyle ister silahlı terör ile ister ekonomik terörle ister iç ve dış destekçileri ile nereden gelirlerse gelsinler, geldiler de he ama her birisi de dersini aldığı hak ettiği cezayı müstahak oldu. çünkü imanlı bir göğsün, vatan için şehadet şerbetini içecek bir imanın karşısında ne tank, ne top, ne tüfek, ne silah hiçbir şey kar etmez biz elhamdülillah imanımızla emanet olan bu hayatın içerisinde emanetin sahibi Allah'ın huzuruna şehadetle çıkmayı en büyük şeref kabul ediyoruz. En büyük şeref biraz önce dünya hayatı biten kahramanları gördük. Ama bu programın başında Hocaefendi Mukaddes kitabımız Kuranı Kerim'den ayeti kerimeyi okudu. Cenabı Allah orada dedi ki ve diyor ve bu buyuruyor ki “Allah yolunda öldürülenlere Ölüler demeyiniz onlar diridirler Siz fark etmemek deseniz” onlar diri bizimle birlikte. Rabbim bütün şehitlerimizden razı olsun. ister genç, ister yaşlı her birisi bu milletin hafızasında, bu devletin sonsuza kadar taşıyacağı emanet noktasında Şehitler tepesindeler. Onların emanetleri de bizim emanetimiz, onların geride bıraktıkları da bizim en büyük değerimiz. Evlatları da, eşleri de, yakınları da bu milletin en büyük değerleridir ve onların şehadeti bu devletin ve milletin birlik ve beraberliğin en büyük güvencesidir. bugün 25 ilden gelen her bir kahramanımızın ve temsil ettiğiniz bütün bu kahramanlarımızın iradesi budur ve bugün hamdolsun bu konfederasyonumuzun diyar-ı huzur haline gelen Diyarbakır'da olmasında manası budur. Ben Ziya kardeşime teşekkür ediyorum. Çok güzel bir mesaj veriyor. Bu peygamberler ve sahabeler şehrini, bu aziz ve kadim şehri birilerinin ipoteğine ve tapusuna yazmaya çalışanlara en güzel cevap işte burada yapılan bu birlik ve beraberlik ve bu duruştur. Allah bu duruşumuzu daim eylesin birlik ve beraberliğimizi ebediyen daim eylesin. bu olduğu müddetçe, bu ülkenin her bir toprağı her bir karışı artık huzur ve sükun beldesi haline gelmiştir. bir esenlik yurdu haline gelmiştir. Çiğnenmedik bir karış toprağı kalmayın bu yurdun her bir köşesinde bugün hamdolsun nazlı bayrağımız dalgalanmak da ezanı Muhammed'i semalarda okunmaktadır. Rabbim sonsuza kadar bunların hem dalgalanmasını hem de ezanın yankılanmasını ebediyen daim eylesin. İrademiz budur bizim ve her bir köşesine hizmet götürdüğümüz Diyarbakır dahil her bir beldesine ihanetin engellediği ve bugüne kadar hizmetleri halkımıza götürdüğümüz bir dönemdeyiz. Bakınız bugün gerek ülkenin her köşesinde gerekse geldiğiniz her ilimizin ilçesi ve köyünde hepiniz şahitsiniz bir büyük seferberlik içerisindeyiz. onların yaptıklarını yapıyoruz. onların yaptıklarını daha iyisini inşa ediyoruz. Çünkü bizim işimiz hem gönülleri yapmak hem de hizmet yapmak. Onların işi yakmak yıkmak onların beslendiği kaynak bu. onlar iyinin güzelin hayrın değil, şerrin, kötülüğün ve ihanetin yanındadırlar. Oradan besleniyorlar batılı temsil ediyorlar ama bilin ki her zaman hak batılı yenecektir ve yendi de elhamdülillah. sizler terör örgütünün ihanetine ve bu milletin geleceğine kast etmesine karşı en büyük kalkan ve güçsünüz. her biriniz bu imanı temsil eden, bizim için birer kahramansınız. bu duruşunuz en büyük cevaptır. bu duruşunuz haine en büyük ürperti ve korkudur. Şüphesiz ki her geçen gün gelişen, güçlenen bu ülkede kazandığımız bu huzur ve güven ortamında korucularının ortaya koyduğu kahramanlıklar hiç unutulmayacak, her an ve her zaman hayırla dua ile şükranla hatırlanacak sizler onu temsil eden bugün burada olan ve bulunduğu her ilde bunu taşıyan bu iman temsil eden kahramanlar olacaksınız. Şüphesiz ki bu duruşumuzla hamdusena olsun bu ülkenin her bir köşesi Diyarbakır gibi huzur beldesi haline geldi ve geliyor. Terör örgütü destekçileri ve işbirlikçileri teröristinden finansal destek verene kadar her birisi, bu ülkenin adaleti karşısında en ağır cezayı, hak ettiği cezayı alıyor. Bugün gerek sizlerin gerek kahraman güvenlik personeli askerimizin polisimizin ve en önemlisi artık bunlara destek vermeyen, bunlara selam bile vermeyen milletimizin iradesiyle her birisi yok olup gitmek de ve hak ettiği sonu müstahak olmakta. İç dış bağlantıları nereden gelirse gelsin her birisi bizim karşımızdadır ve şüphesiz herkes safını belli etmek zorunda ya bu millete ve devlete geleceğe bir ve beraber içinde gidecek ya da hak ettiği cezayı ve sonu görecek. Bu kararlılıkla yolumuza devam ediyoruz. Milleti kucaklayarak hainin karşısında da dimdik sıradağlar gibi durarak.

 

 

Ben değerli başkanımızın Diyarbakır'da hem böylesi bir buluşmayı gerçekleştirmesine hem de siz değerli kahramanlarımızı Diyarbakır'da bizle birlikte bir araya getirilmesine çok mutlu olduğumu tekrar belirtmek istiyorum ve haklı bir talebinde belirtti benim de üstünde durduğum bir mesele ve çok önemli bir hadisedir. İnşallah nerede ve hangi yerde değil ama en kısa zamanda Ziya’nın dediği gibi tabelası ufuktan görülecek size ve bu millete güven verecek düşmanı da ürpertecek Anadolu Güvenlik korucuları ve federasyonuna yakışacak bir binayı da  en kısa zamanda oluşturacağız inşallah. Rabbim sizlerden razı olsun şehitlerimizin mekânı cennet olsun. Gazilerimize sağlık huzur versin diyor bu duygu ve düşüncelerle hepinize ayrı ayrı saygı ile selamlıyorum. Allah'a emanet olun diyorum Sağ olun var olun” dedi.

 

 

Konuşmanın ardından, katılımcılara plaket, mazbata ve teşekkür belgelerinin takdimi yapıldı. Anadolu Güvenlik Korucuları ve Şehit Aileleri Konfederasyonunun 3. Olağan Genel Kurul Seçimine geçildi.