Sayın Valimiz Hasan Basri Güzeloğlu, 3 Ocak 2008 tarihinde İlimiz Yenişehir ilçesinde bir dershanenin önünde meydana gelen patlamada hayatını kaybeden eğitim şehitlerini anma programına katıldı.
 
 Anma törenine Vali Güzeloğlu’nun yanı sıra, eğitim şehitlerinin yakınları, Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Sayın Reha Denemeç, Milletvekilleri Oya Eronat ve Ebubekir Bal, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Cumali Atilla, Jandarma Bölge Komutanı Tümgeneral Halis Zafer Koç, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcısı Kamil Erkut Güre, Dicle Üniversitesi Rektörü Talip Gül, 16’ncı Mekanize Piyade Tugay Komutanı Tuğgeneral Mustafa Yaşar Arslanhan, 8.Ana Jet Üssü Komutanı Tuğgeneral Ersin Eser, Vali yardımcıları, Kaymakamlar, adli, askeri ve mülki erkân üst düzey yöneticileri, kamu kurumu üst düzey yöneticileri, Ak Parti İl Başkanı Süleyman Serdar Budak, sivil toplum kuruluşlarının başkan ve temsilcileri, öğretmenler, öğrenciler ve çok sayıda aile katıldı.
 
 Aziz şehitlerimiz için saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan  program, Dini Yüksek İhtisas Kurum Müdürü Fatih Çatmakaş’ın şehitlerimiz adına Kur’an-ı Kerim Tilaveti okumasıyla devam etti.
 
 Kur’an-ı Kerim Tilaveti’nin okunmasından sonra İl Müftüsü Yavuz Selim Karabayır şehitlerimizin ruhuna dua etti.
 
 Daha sonra tüm eğitim şehitleri için hazırlanan sinevizyon gösterimi gerçekleşti.
 
 Rekabet Kurumu Cumhuriyet Fen Lisesi öğrencilerinden Erhan Eren Uzunkaya ‘Şehit ve Annesi’ adlı şiirini okudu.
 
 Anma Töreni, İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Aslan’ın açılış konuşması ile devam etti.
 
 Ardından patlamada hayatını kaybeden Eren ŞAHİN’ in annesi Diyarbakır Milletvekili Sayın Oya ERONAT  ile Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Sayın Reha Denemeç birer konuşma yaptı.
    
    Daha sonra şehit yakınlarına ve katılımcılara hitaben konuşma yapan Vali Güzeloğlu şunları söyledi; ‘’ Eğitim şehitlerimizin çok değerli ailelere anneleri babaları, çok değerli büyükleri, sayın milletvekilim, sayın bakan yardımcım, çok değerli Büyükşehir Belediye Başkanım, değerli çalışma arkadaşlarım, hizmet etmekten büyük bir onur ve mutluluk duyduğum Diyarbakır’ımızın güzel insanları, hanımefendiler, beyefendiler, sevgili gençler ve öğrenciler… Şehitler Tepesi’nin en gençleri en masum ve en özelleri olan eğitim şehitlerimizi Fatihalar ile dualar ile anmak onların şehadetleriyle birlikte bütün şehitlerimizi bir kez daha zihnimizde, gönlümüzde Fatihalar ile hatırlamak için bir aradayız. Sözlerimin başında, şehadetleriyle bu toprakları bizlere vatan eyleyen ve en büyük emanet olarak da bu mesuliyeti sonsuza kadar payidar kılma, devletimizi ve milletimizi yaşatma emanetini bizlere yükleyen bütün şehitlerimizi rahmetle, saygıyla, minnetle bir kez daha anıyorum. Ruhları şad makamları cennet olsun. Rabbim onlardan razı olsun. Bizleri de cennetiyle müjdelediği şehitlerimizi bu cennette birlikte olmayı nasip eylesin. Bilin ki bu dualı milletin her bir asil evladı, annesinden emdiği helal sütte babasından aldığı hayır duasında en büyük emanet ve mesuliyet olarak bu değerleri yaşatmak, devlet, vatan, bayrak ve ezan için yeri geldiğinde canını seve seve feda etmek düsturu ve şiarıyla yetişmektedir. Bizi biz yapan, güçlü kılan bütün tehditler ve ihanetler karşısında dimdik ayakta tutan kararlılığımız da budur. İç ve dış bütün ihanet çevreleri, terör örgütleri, işbirlikçileri ve onun destekleyicileri bu imanın karşısında yok olmuş ve karanlık geçmişlerine gömülmüşlerdir.  Bu toprakların yurt edildiği ilk tarihten itibaren her bir köşesinde her bir adımında şehidin ve şühedanın kanı ve canı vardır. Onun için merhum Akif diyor : ‘’Bastığın yerleri toprak diyerek geçme tanı düşün altında binlerce kefensiz yatanı’’  Şehitler Tepesi Sayın Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi boş değil. O tepede en gencinden yaşlısına kadar bu imanı taşıyan ecdadın ruhaniyeti var. İşte 12000 yıllık geçmişin ve 639 yılından bu yana İslam olan Diyarbakır'ın her bir köşesinde şehitler var. O gün, sabah her biri kahvaltıdan, aile sıcaklığından ayrılan ve gelecekte bu ülke için her biri hayırlı bir evlat olarak değer katmayı bu anlamda eğitimle geleceği kazanmayı amaçlayan sevgili yavrularımızın 3 Ocak'taki şehadeti gibi. Hedeflenen asker ve güvenlik personelimizi taşıyan aracın saldırısında, biraz önce her birisinin hatırası yeniden canlanıp Fatiha ile andığımız yavrularımız ve bir öğrenci velimizde şehit oldu. Şüphesiz her Şehit Allah'ın yanında müjdelenmiş bir cennet ehlidir. Acısı ve şüphesiz her birinin hatırlanması da insanlık adına hepimiz adına çok ağır gelmektedir. Hele ki genç olursa… Yunus diyor ya ‘’Bu dünyada bir tek şeye yanar içim, göynür özüm. Genç iken ölenlere gök ekin biçmiş gibi…’’ Rabbim bütün şehitlerimize olduğu gibi bu evlatlarımızı da rahmet ile Muhammed eylesin. Onlar adına konuşan Oya Hanım gibi acısının vakurluğunu yaşayan, evlat acısının ötesinde bir asil duruşu sergileyerek milletin birlik ve beraberliği için daha başka analar ağlamasın diyerek bu iradeyi sergileyen, burada bulunan annelerinden babalarından razı olsun. Bilin ki biz hiçbir şehidin kanını yerde bırakmadık Hamdolsun. Bugün Türkiye'nin her köşesinde olduğu gibi Diyarbakır’ımızda da devletimizin kararlılığı ile Cumhurbaşkanımızın liderliğinde güvenlik güçlerimizin kahramanca mücadelesi ve milletimizin de desteği ile huzur ve güven hâkim ve tesis edilmiştir. Her bir köşesinde devletin vatandaşını kucaklayan, iradesini sergileyen ve dosta güven düşmana ürperti veren kararlılığı tesis edilmiştir. Bu kararlılığımızın içeride ve dışarıda tüm tehdit ve ihanet örgütlerine karşı çok açık bir şekilde tezahür ettiği açıktır. Her nerede ve kim olursa olsun bu büyük devletin ve milletin bekasına tehdit oluşturuyorsa, varlığına dönük bir ihanetin fikrini ve zihniyetini temsil ediyorsa ona karşı bu milletin ve devletin kararlı tutumu içte ve dışta onları yok etmek ve bu ihanetlerini bertaraf etmek ile muktedirdir. Teknolojisi ile milli ve yerli sanayisi ile güçlenen ekonomisi ile Cumhurbaşkanımızın liderliğindeki bu büyük ülke küresel her düzeyde iddialı ve şüphesiz oyun kuran bir ülkedir artık. Biz hakkı temsil eden, insanlığın değerlerini taşıyan ve dünyada tesis edilmesi için maddi ve manevi her türlü gayreti sergileyen bir büyük ahlakında aynı zamanda temsilcisiyiz. İşte bugün bu büyük ülkenin ve devletin himayesinde üç buçuk milyonu aşkın vatansız, savaştan kaçan, yersiz, yurtsuz, mazlum ve mağdur bu topraklarda güven bulmuş esenlik bulmuş. Onun ötesinde bu topraklarda insanlık adına dünyada unutulmuş değerleri bulmuş. Bu büyük ve anlamlı duruşumuz her alanda ve her dönemde bizim temsil ettiğimiz düsturumuz olmuştur. Ben bu kararlılığı sergileyen, geleceğe taşıyan, bu imanı bu duruşu sunan, bu ülkenin bütün evlatlarına şükranlarımızı sunuyorum. Burada manevi ruhaniyetlerinde bulunduğumuz genç evlatlarımız ve onların içindeki öğrenci babamız dahil bütün şehitlerimizin huzurunda bir kez daha söz veriyoruz ki bu kararlı yürüyüşümüz sonsuza kadar devam edecek. Bu büyük devlet İnşallah gelecek her gün güçlenerek ve gelişerek mazlumların sesi, mağdurların sığındığı insanlığın son beldesi olarak payidar olacak. Bu büyük milletin de her bir ferdi İnşallah bu düsturla geleceğe doğru akarken bahtiyar olacaktır. Ama bir şey hiçbir zaman unutulmayacaktır bize, bu büyük yürüyüşümüze, sahip olduğumuz bütün değerlere canlarını feda ederek bizlere emanet eden şehitlerimiz. Rabbim onlardan razı olsun. Mekanları cennet olsun. Hepinizi bu duygularla sevgi ve saygıyla selamlıyorum ’’ dedi.

  
      Anma töreni, Güzel Sanatlar Lisesinin günün anlam ve önemine binaen ağıtlar seslendirmesinin ardından, patlama olayının gerçekleştiği yere karanfillerin bırakılması ile son buldu.