Çeşitli temaslarda bulunmak üzere İlimize gelen İçişleri Bakan Yardımcısı Sayın Mehmet Ersoy, Sayın Valimiz Hasan Basri Güzeloğlu ve eşi Ayşe Güzeloğlu ile birlikte, 24 Ocak 2001 tarihinde uğradığı silahlı saldırıda şehit olan Ali Gaffar Okkan’ı anma etkinlikleri kapsamında, şehit aileleri ve gazilerle akşam yemeğinde biraraya geldi.

 

Polisevi'nde düzenlenen yemeğe Jandarma Bölge Komutanı Tümgeneral Halis Zafer Koç, Cumhuriyet Başsavcısı Kamil Erkut Güre, İl Jandarma Komutan Vekili Albay Hüseyin Cengiz, İl Emniyet Müdürü Tacettin Aslan da katıldı.

 

 

Program Saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasıyla başladı. Daha sonra okunan Kuran tilavetinin ardından ilk olarak söz alan İl Emniyet Müdürü Tacettin Aslan davetlilere hitaben yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Gaffar Okkan Müdürümüz devletle halkın bütünleşmesi için mücadele eden ve gece gündüz demeden çalışan sayın müdürümüzün bu çalışmaları şer odaklarının dikkatini çekmiş, dış mihrakların da maşalarıda araya, devreye girerek kendisiyle birlikte kıymetli silah arkadaşlarını da şehit etmişlerdir. Değerli müdürümüzün yapmış olduğu hizmetleri çok iyi bilen ve gören Diyarbakır halkı ona olan sevgisini ve saygısını hiçbir zaman bitirmemiştir, bugün hala da Diyarbakır'da devam etmektedir. Diyarbakır’ımızın Cadde ve sokaklarına, işyerlerine, dükkânlarına kadar taşımıştır bu sevgi ve hala aramızda bulunan vatan bayrak ve millet sevdalısı olan onlarca Gaffar Okkan çocuğumuzda oturmaktadır. Şahsım olarak rahmetli müdürümüzün sahip olduğu aynı misyon ve vizyonla onunla aynı görevi paylaşıyor olmanın büyük gururunu da ayrıca yaşadığımı ifade etmek istiyorum” dedi.

 

 

Programda davetlilere hitaben bir konuşma yapan Vali Güzeloğlu şunları söyledi: “Değerli Bakan Yardımcım, kahraman şehitlerimizin çok değerli eşleri, evlatları, anneleri, babaları, Kahraman gazilerimizin değerli aileleri, Jandarma Bölge Komutanım, Cumhuriyet Başsavcımız, İl jandarma ve il emniyet teşkilatımızın seçkin mensupları bugün sizlerle birlikte olmaktan büyük bir onur ve mutluluğu yaşıyorum. Sözlerimin başında, milleti ve devleti için Diyarbakır'da gerçek anlamında bir gönül insan olarak temayüz eden İl Emniyet Müdürlüğü görevini sürdürürken, halkın devlete buluşmasına, bir olmasına ve her yanıyla bütünleşmesine unutulmaz katkılar sağlayan, bu uğurda gözünü kırpmadan büyük bir emek, gayret sarf ederken hainlerin saldırısı sonucu şehadete erişen Emniyet Müdürümüz Ali Gaffar Okan'ı, yanındaki Silah arkadaşlarını ve bugün biraz önce Afrin mücadelesi sırasında Afrin'de ve Kilis’te şehadete erişen ve şehitler tepesinde yerlerini alan bütün kahraman şehitlerimizi rahmet, minnet ve dualarla anıyorum. Ruhları şad olsun, mekanları cennet olsun, rabbim onların cennetiyle, cemaliyle karşılasın. Bu büyük milletin her bir ferdi ve evladı, bu değerler uğruna görevi ve yeri ne olursa olsun şehadete gitmeyi ant içen, annesinden helal süt emerken bu ninni ile büyüyen, babasından helallik alırken bu öğütle mücadeleye devam eden gerçek kahramanlardır. Dünyanın hiçbir milletinin hiçbir evladı ölüme gülerek ve bu değerleri korumak adına, bu kara toprağa bir gül bahçesine girercesine girmemektedir. Ölümü burada mükafatların ve ödülün en büyüğü saymak, o onura ve şerefe erişmek için gözünü kırpmadan ileriye atılmak bu büyük milletin her bir ferdi ve her bir evladı, bu imanın, bu şuurun gerçek bir temsilcisidir. Çünkü biz inanıyoruz ki, bu hayatın en büyük mükafatı Allah rızasını kazanmak ve bu uğurda peygamberlere yoldaş olacak şehadete ermek ve erişmektir. işte bu iman olduğu müddetçe, bu iman ve bu duruş olduğu müddetçe bu büyük devlet ve millet, sonsuza ve geleceğe kararlılıkla her geçen gün daha daha güçlenerek akmakta, bu büyük ve kutlu yürüyüş işte ve dışta hangi ihanet çevresi ve kesimi karşısına çıkarsa çıksın, onları açmakta ve kararlılıkla yoluna devam etmektedir. Tehdit nereden gelirse gelsin, hangi güç ve boyutta kendini gösterirse göstersin, aşılmaz sıra dağlar gibi duran bu imanın karşısında yok olmakta ve kahredici bir sonla buluşmaktadır. Diyarbakır bu büyük yürüyüşe, Türkiye'nin geleceğe doğru bu kararlı yürüyüşüne bugün aynı kararlılıkla destek vermekte, milleti ile tüm ihanet çevrelerine çok net bir tavır ve duruş sergilemektedir. Bugün Diyarbakır sokakların da, bu ülkenin her bir kentinin sokakları da, bir duruşu ve bu kararlılığı sergileyen bir asaleti temsil etmektedir. Diyarbakır halkına bu noktada daki duruşundan dolayı içtenlikle de teşekkür ediyoruz. Devleti ile bütünleşmiş, süregelen Zeytindalı Hareketi başta olmak üzere bu değerleri sahiplenmiş bu millet inanın aşılmaz, bu millet yenilmez. Biz bu uğurda canlarını feda eden aziz kahramanlarımızı ve şehitlerimizi, Ali Gaffar Okkan'ımızı yanındaki silah arkadaşlarını, Afrin Harekâtında şehadete erenleri ve bu değerler uğruna bu toprakları bizlere vatan eyleyen bütün kahramanlarımızı hiç unutmadık unutmayacağız. Onlar bizim gökteki sönmeyen yıldızlarımız olacak, onların değerli aileleri sizler bizim en büyük emanetimiz olacaksınız. Onların yavruları bizim şüphesiz ki en değerli varlıklarımız olacak. Bu imanla, bu duruşla şehadetinin bugün yıldönümünde ki Gaffar Okkan Müdürümüzün ve bütün şehitlerimizin, milletin her bir ferdinin gönlünde yer aldığını özellikle belirtmek istiyorum. Bugün şehit edilen Ali Gaffar Okan'ın sonrasında Diyarbakır sokaklarında o adı, o heyecanı yaşayan ve yaşatan yüzlerce, binlerce Ali Gaffar Okkanlar var. Bu da en güzel şekilde gösteriyor ki milliyet, şehadete eren kahramanlarını sahiplenmiş, onunla bütünleşmiş, gönül dünyasında onları ölümsüz kılmıştır. Rabbim hepsinden razı olsun, mekânları cennet olsun. Ben hepinize teşriflerinizden dolayı ilk başta Bakan Yardımcım olmak üzere teşekkür ediyor, bu duyguları rabbim ordumuzu, devletimizi ve milletimizi her daim muzaffer eylesin diyorum, Allah’a emanet olun” dedi.

 

 

Daha sonra kürsüye gelen İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Ersoy’da davetlilere hitaben yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Terörle mücadele yıllarımızın neredeyse başlangıç yıllarında şehit verdiğimiz rahmetli Gaffar Okkan ve onun değerli silah arkadaşları terörle mücadelede efsane olmuş, terörizmle mücadele boyutuyla nasıl yapılması gerektiğini anlatmak istediğimizde her zaman adını zikretmekten büyük bir gurur duyduğumuz kıymetli kahramanlarımızın ölüm yıldönümlerinde sizlerle birlikte olmaktan büyük bir gurur duydum.

Belki dünyanın en zor en kıymetli vatan tutmak için en fazla bedel ödenilen neresine kazma vursak belki kan fışkıracak toprakları bin yıldır öz yurdumuz ortak vatanımız olarak ayakta tutmanın mücadelesini veriyoruz. Nerdeyse kırk yıla yakın verdiğimiz terörle mücadeleyi düşünün ve nihayet 15 Temmuz gecesi hepimizin kafasını dank ettiren 16 Temmuz sabahına ulaştığımızda Türkiye’yi Suriyeleştirmek isteyenlerin hainlikte zalimlikte alçaklıkta ve ihanette nasıl birleşebildiklerini gördüğümüzde çektiğimiz oh u düşünelim. Ve halen devam ediyoruz ancak bu sefer millet olarak 16 Temmuz sabahından itibaren daha güçlü bir şekilde biliyor ve inanıyoruz ki terörün ve terörizmin ve ihanetin ne dini var ne etnik yapısı var. Hepsinin tek bir ortak hedefi var. FETÖ’sünün PKK’dan, DAEŞ’ın YPG’den, DHKP-C’den birbirinden farkı yok. Her birinin tek bir derdi var bu ortak vatanımızı bizim vatanımızı hep birlikte sahip olduğumuz bu toprakları Suriyelileştirebilmek Iraklılaştırabilmek Filistinli mazlumların düştüğü duruma düşürebilmek. Allah’ın izniyle bugüne kadar ferasetimizle dirayetimizle izin vermedik. Bundan sonra hiç izin vermeyeceğiz.

Birlik beraberliğimiz sürdürdüğümüz sürece Eşref Bitlis’inden başlayarak Gaffar Okkan’ına kadar Fethi Sekin’inden Ömer Halisdemir’ine kadar nice kahramanlar çıkaracak nice şanlı destanlar yazacak. Ama bir şeyi mutlaka başaracak biz Hakkâri’sinden Edirne’sine Muğla’sından Kars’ına kadar bu toprakların üzerinde birlik, beraberlik, kardeşlik içinde bir birimize sarılarak yaşayacağız”dedi.

 

Yapılan konuşmaların ardından yemeğe geçildi. Programın sonunda Bakan Yardımcısı Ersoy, Vali Güzeloğlu ve Ayşe Güzeloğlu tarafından çocuklara oyuncak hediye edildi.