Bir dizi temaslarda bulunmak üzere ilimize gelen Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Sayın Dr. Ahmet Eşref Fakıbaba, Sayın Valimiz Hasan Basri Güzeloğlu ile birlikte tarım ve gıda sektörünün büyümesine katkı sağlamak amacıyla sektör temsilcileriyle bir araya geldi 

 

 

Toplantıda katılımcılara hitaben bir konuşma yapan Vali Güzeloğlu şunları söyledi: “Saygıdeğer Bakanım, Sayın Milletvekilim, çok değerli konuklar, hizmet etmekten büyük bir onur ve sorumluluk duyduğum Diyarbakır’ımızın güzel insanları, bugün Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanımız Sayın Dr. Ahmet Eşref Fakıbaba’yı Diyarbakır’da ağırlamanın, günümüze Sayın Bakanımızla başlamanın mutluluğunu yaşıyoruz. Ben şahsım ve tüm Diyarbakırlılar adına ve Sayın Bakanımızla birlikte ilimize gelen Bakanlığımızın çok değerli bürokratlarına hoş geldiniz, şeref verdiniz diyorum.

 

 

“Diyarbakır sahip olduğu potansiyeli ile tarihsel dinamikleriyle ve şüphesiz stratejik üstünlükleriyle çok önemli bir merkezdir.”

 

 

Saygıdeğer Bakanım Diyarbakır Türkiye’nin birlik ve beraberliğinin, kardeşliğinin, geleceğe doğru ve 2023, 2053 ve 2071 hedeflerine doğru kutlu yürüyüşünün zenginleştiren, anlam katan ve güç veren bir büyükşehirdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ifadesiyle ‘Türkiye’nin mührüdür’ bu aziz ve kadim şehir şüphesiz ki bugün huzur ve güveninde şehridir. Bu İlin her köşesinde, Türkiye’nin her köşesinde olduğu gibi bugün devletiyle bütünleşen, bu anlamda geleceğe inanarak, huzur ve güven içerisinde bu büyük yürüyüşe katkı veren ve her yanıyla buna inanan aziz Diyarbakırlı hemşerilerimizin desteğiyle çok kararlı bir irade sergilenmektedir. Bizler Türkiye’nin her alanında, her köşesinde ve her kişisinde olan bu inançla çok daha güçlü ve güvenli bir şekilde geleceğe doğru yürüyoruz. Türkiye’nin bu büyük yürüyüşünde Diyarbakır sahip olduğu potansiyeli ile tarihsel dinamikleriyle ve şüphesiz stratejik üstünlükleriyle çok önemli bir merkezdir.

 

Diyarbakır’ın karşılaştırılmalı üstünlükleri arasında tarım en önemli ve başat bir düzeydedir.”

 

Diyarbakır’ın karşılaştırılmalı üstünlükleri arasında tarım en önemli ve başat bir düzeydedir. Sayın Bakanım Diyarbakır yaklaşık 35 bin kayıtlı çiftçisiyle, bitkisel ve hayvansal üretimde 5 Milyar Türk Lirasını aşan yıllık geliriyle ve stratejik olarak baktığınızda; kırmızı mercimekte Türkiye’nin 1. üretim bölgesi, Buğdayda 3. Pamukta 4. Mısırda 7. Sırada bir üretim merkezi ve yeryüzü cennetidir. Şüphesiz bitkisel alandaki bu varlığın yanında, hayvansal üretimde de, hayvan varlığında da Diyarbakır her gelecek gün çok daha güçlü bir altyapısıyla Türkiye’nin çok önemli bir hayvancılık merkezidir. Bugün sahip olduğu sanayi altyapısının yanı sıra tarıma dayalı organize ihtisas bölgesiyle Türkiye’de öncü olmuş bu anlamda kurumsal altyapısını güçlendirmiş, örgütlenme ve modellemede de şüphesiz diğer birçok ilin çok önünde bir güçlü altyapı geliştirmiştir. Belki burada Saygıdeğer Bakanımızın huzurun ve tüm basın mensuplarının tanıklığıyla ifade etmek gerekir ki Türkiye’nin en fazla ipek böceği üretilen ve ipeğin üretildiği en önemli merkez olan Diyarbakır yerli ve melez varlığını toplama olsun, manda varlığı gibi giderek katma değeri yüksek ürün varlığında ve sayısında olsun her geçen gün çok daha başat anlamda hayvancılık alanında iddiasını pekiştirmektedir.

 

Bizler Cumhurbaşkanımızın vizyoner liderliğinde, Başbakanımızın ve Hükümetimizin büyük desteğiyle ve hem bir hemşerisi hem de bir kardeşi olmaktan büyük bir mutluluk duyduğum Saygıdeğer Bakanımın yorulmak bilmeyen enerjisiyle, sorumluluğu devraldığı günden bugüne ülkenin her köşesinde koyduğu irade, kattığı heyecan ve güvenle, bugün Diyarbakır’da da bu potansiyelimizin çok daha iyiye ve ileriye gideceğine inanıyoruz.

 

Sayın Bakanım yaklaşık 6 aylık görev süremiz içerisinde Diyarbakır’da tarım sektörünün bileşenleriyle 4 buluşmamız oldu stratejik anlamda tarımı bir bütün olarak ele alan, üstünlüklerimiz değerlendiren Hükümetimizin ve Bakanlığımızın stratejileriyle uyum sağlamayı amaçlayan bu buluşmalarda sektörün tüm bileşenleriyle ortak bir iradeyi ve kararlılığı sergiledik geçen haftada Sayın Müsteşar Yardımcımızın, Bakanlığımızı temsilen katıldığı Türkiye’de bir ilk olarak bini aşkın paydaşla bana göre bir memleket meselesi olan ‘Buzağılar Ölmesin, Ülkemiz Kazansın’ başlığı altında Türkiye’de hayvancılık varlığı ve buna dönük hassasiyetlerimizi de paylaştık. Bugün ki buluşmanın katılan tüm paydaşlar ve Diyarbakır adına çok önemli kazanımlar sağlayacağına yürekten inanıyorum. Diyarbakır’ı geleceğe hazırlarken kalkınma, gelişme ve daha iyi ve ileriye İnşallah eriştirme noktasında tarımın vazgeçilmez olduğunu biliyorum.

 

“Dicle’nin bereketli ve bereketli hilalin kadim topraklarında bir büyük dönüşüm yaşanacak”

 

Zatıâlinizin bilgilerini sunmak istediğim son önemli başlığımızda bugün Türkiye’de GAP’tan sonra en büyük ikinci sosyal, toplumsal ve ekonomik dönüşme kalkınma projesi olan Silvan Projesi’nin çok hızlı ve kararlı bir şekilde bugün devam ettiğini, 8 baraj ve 23 sulama projesini içeren 31 toplam iş başlığı içerisinde devam eden projemiz, İnşallah 2023’de 235 bin hektar alana suyu getirecek, bereketi getirecek, kalkınma ve zenginliği Diyarbakır’ımızda ve insanımızda buluşturacak. Dicle’nin bereketli ve bereketli hilalin kadim topraklarında bir büyük dönüşüm yaşanacak yılda doğrudan 1.2 Milyar Türk Liralık bir gelir sağlayacak olan 300 bin insanımıza yaşadığı ve doğduğu topraklarda iş sağlayacak olan Diyarbakır’ı sadece Türkiye için değil dünya çapında bir büyük üretim, tarım ve tarıma dayalı gıda sanayi merkezi yapacak bir büyük projenin şuanda heyecanı içindeyiz. Geçtiğimiz yıllarda bütün projelerde, insanımızın ve ilimiz ve ülkemizin kalkınmasına dönük bütün hayırlı işlerde olduğu gibi terör örgütlerinin ve işbirlikçilerinin karşısında olduğu proje sağlanan kararlılığınıza, Hükümetimizi ortaya koyduğu iradeyle ve sağlanan huzur ve güven ortamıyla 24 saat son derece hızlı bir şekilde sona doğru yaklaşmakta. Biz bugünden Türkiye’de yaşanmış örnekleri ve yaşanmış deneyimleri de bilerek, doğru su kullanma, toprağı ürünle buluşturma, elde edilecek ürünün sanayiye konu olacak artı değer oluşturma ve bu başlıkla üretici birlikleri temelinde Diyarbakır tarımını ve tüm bileşenlerini örgütlenme modelleriyle buluşturma konusunda yoğun bir çaba sergiliyoruz. Zatıâlinizin de bu konudaki heyecanını, özel önemini bildiği için özellikle arz etmek istedim. 2023’e giderken Diyarbakır İnşallah bu büyük proje ve alt başlıkta Bakanlığımızın sunduğu temel büyük ve önemli desteklerle çok büyük bir kalkınmayı, refahı, bereketi ve zenginliği de İnşallah taşıyacak.

 

 

Ben bugün ki buluşmanın Sayın Bakanımızın teşrifleriyle ayrı bir heyecan katacağına, burada bulunan değerli tüm Diyarbakır’ın sivil, sosyal ve tarım alanındaki örgütlü kurum ve kuruluş temsilcilerinin de destekleriyle geleceğimizin hem İlimiz hem de Ülkemiz için bugünden daha iyi olacağına inanıyor, hepinizi başta Saygıdeğer Bakanım olmak üzere bu duygu ve düşüncelerle sevgi ve saygılarımla selamlıyorum” dedi

 

Vali Güzeloğlu’nun konuşmasının ardından katılımcılara hitaben yaptığı konuşmada Bakan Fakıbaba şunları söyledi: “Sayın valim, değerli milletvekilim, sivil toplum örgütlerinin çok değerli başkanları, değerli Diyarbakırlı hemşerilerim ve çok değerli çalışma arkadaşlarım, bürokrat arkadaşlarım hepinize en derin saygı ve hürmetlerimi sunarak sözlerime başlamak istiyorum.

 

 

“Sayın valim biraz önce çok güzel anlattı. Hakikatten Diyarbakır bu ülkenin damgası, mührü.”

 

Ben Diyarbakır'da olmaktan gerçekten çok mutluyum. Yani bu sadece laf olsun diye söylemiyorum, Çünkü ben bu yörenin çocuğuyum, Burada olmak, aranızda olmak beni çok mutlu ediyor. Sayın valim biraz önce çok güzel anlattı. Hakikatten Diyarbakır bu ülkenin damgası, mührü ama ben olaya şöyle bakıyorum, esasında Güneydoğu bu ülkenin en önemli bölgesi.

 

“Bu memleketin çocuğu olarak, kardeşiniz olarak, Türkiye'nin emrinde olduğum gibi, Diyarbakır'ın emrinde olmaktan da büyük gurur duyduğumu özellikle vurgulayacağımı şimdiden söylemek istiyorum.”

 

 

Hatırlarım ben 1990'lı yılları, Amerika'dan arkadaşım gelmişti Van’a gidelim demişti. Benim o zaman Birecik'te muayenem vardı çıktım Van’a giderken 3 arabanın ikisi yabancı arabaydı ve bunlar hepsi turisti ve o zaman dedim ki bu bölge müthiş bölge ve öyle önemli bir bölgede, öyle önemli bir coğrafyada yaşıyoruz ki tabi insanlar bunu kıskanıyor ve Mezopotamya dediğimiz yer çok önemli, insanlık tarihinin ilk başladığı yerler. Yani Hatay’ı, Gaziantep’i Şanlıurfa’sı, Diyarbakır'ı, Siirt'i, Batman'ı Mardin’i, bunlar müthiş şehirler. İnsanları, güzellikleri, o kadar hoş şeyler ki. Biraz sonra tabi gıda tarım ve hayvancılık ile ilgili gerekli değerlendirmeleri yapacağız. Bu memleketin çocuğu olarak, kardeşiniz olarak, Türkiye'nin emrinde olduğum gibi, Diyarbakır'ın emrinde olmaktan da büyük gurur duyduğumu özellikle vurgulayacağımı şimdiden söylemek istiyorum.

 

“Bu güzel vatan hepimizin. Vallahi hepimize yetecek zenginliklere sahibiz.”

 

 

Ancak öyle güzelliklerimiz var ki ama bu güzelliklerimizi maalesef insanlar almışlar, güzellikleri kötülüklere dönüştürmek için ellerinden geleni arkalarına bırakmamışlar ve zenginliğimiz olan yer Kürdü, Türk’ü, Arabı, Laz’ı, Çerkez’i, ne kadar güzel bir şey ya ne kadar farklı bir olay, Belediye Başkanlığı yaparken Değerli arkadaşlarım, Şanlıurfa'da giderdim Eyyubi’ye bölgesine tam bir Kürt bölgesi, farklı bir kültür, farklı bir müzik ve farklı bir giysi. Oradan bir Arap bölgesine gidersiniz orada farklılık var, oradan Yenişehir’e gelirsiniz orada bir farklılık var, Ne kadar güzel bir şey. İnsanlar bunu yaratabilmek için başka şehirlerden insanları topluyorlar ki bu güzelliği yakalasınlar diye, aynı insanlar bu güzelliği bozmak için bizi birbirimize düşürüyorlar. Bu bağlamda Diyarbakır’ı, Şanlıurfa’sı, Mardin’i çok önemli arkadaşlar. Bizim birlik ve beraberliğimiz özellikle bugünlerde o kadar önemli ki, biz birlik ve beraber içinde samimi birbirimizi kucaklayacak olursak, geçmişe dönüp ya biz nerede hata yaptık bunuda konuşmak lazım biz sadece ve sadece Urfalılar, Diyarbakırlılar, Mardinliler mi kabahatli. Yani bizim devlet olarak hiç kabahatimiz olmadı mı onuda gözden geçirmemiz lazım. Ama samimi bir kardeşlik içerisinde şu dönemeçten şu zor dönemeçten geçerken hep birlikte olmamız lazım bu güzel vatan hepimizin. Vallahi hepimize yetecek zenginliklere sahibiz. Bu bağlamda emin olun geçmişi unutup, dünü unutup, dün cumartesiydi bugün pazar ve bu pazar günü ne yapabiliriz bu Diyarbakır gibi mükemmel bir şehirde yaşayan insanlar, bu Kürt olur, Arap olur ya ne fark eder biz hep demiyor muyuz, Sayın Cumhurbaşkanımız demiyor mu Biz yaratılanı, Yaratandan dolayı severiz. Yani benim Kürtlüğüm, sizin Türklüğünüz onun Araplığı ne kadar güzel bir şey bundan daha güzel bir şey olabilir mi, onun için bence dünü bırakmamız ve bugüne bakmamız lazım. Yarın biz nasıl daha mutlu olabileceğiz, daha mutlu Diyarbakır'da nasıl yaşayabileceğiz, kardeşçe kültürümüzü beraber nasıl yaşayabileceğiz, bunların hesabını yapmak, Bunları tartışmamız lazım. Yoksa kavga ile şununla bununla insanların bir yere gidemeyeceğini ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile Allah'tan başka hiç kimsenin başa çıkamayacağını herkese bilmek zorundadır, herkes, bunu her ta binlerce kilometreden kalkıp gelen insanlar da bilmek zorundadır, bilecekler ve anlayacaklar bunu bilmedikleri zaman hüsrana uğrayacaklardır. Onun için bizim bu kardeşimizi bozacak hedef nereden gelirse gelsin, kim olursa olsun o hedefe vallahi başlarına yıkacağımızı bilmeleri gerekir.

 

 

“Kürtleri kullanarak bir şeyler yapmak isteyenler varsa onun karşısında Türkiye Cumhuriyeti, aslanlar gibi dik durup gerekli cevabı verecektir.”

 

 

Onun için benim özellikle istirhamım bu toprağın, bu memleketin çocuğu olarak valla evimdeyim o kadar mutluyum ki,  Diyarbakır'a gidiyorum ne kadar hoş bir olay Diyarbakır'dayım, Diyarbakırlı hemşerilerim ile beraberim ve benim arkadaşlarımın çoğu hekimlik yaparken Diyarbakırlıydı ve mert insanlar pırıl pırıl dürüst insanlar ama Diyarbakır öğle damgalandı ki Türkiye'nin damgası olmadı sanki terörün damgası haline geldi. Oysa Diyarbakırlılar bunu hak ediyor muydu mümkün değil. Ben Diyarbakırlıları tanıyorum mert insanlar, vatanına bağlı insanlar, namuslu dürüst insanlar, yani demokratik ölçülerde tabii ki insanlar konuşacaklar, problemlerini anlatacaklar hemşerilerim, bundan daha doğal bir şey olabilir mi, bu doğal bir hakkımızdır, hepimizin hakkı ama bunu kalkıp bahane ederek ve şimdi zaten bahane olduğu da ortaya çıkıyor. Kimse Kürdün hakkını korumuyor yalan söylemesin hiç yalana gerek yok, piyon oldukları şu anda ortaya çıkmıştır. Onun için bunu çok samimi olarak söylüyorum. Kürtler benim canım, benim kardeşim, ben onlar için canımı vermezsem namerdim Ama eğer Kürtleri kullanarak bir şeyler yapmak isteyenler varsa onun karşısında Türkiye Cumhuriyeti, aslanlar gibi dik durup gerekli cevabı verecektir.

 

 

“Allah'ın izniyle elele vereceğiz, samimi bir şekilde ve dünü bırakarak biz yarın birlikte Diyarbakır'ı nasıl inşa edebiliriz bunun gayreti içindeyiz.”

 

 

 

Ben Diyarbakır'ın Gıda Tarım ve Hayvancılık da, turizmde, dini turizmde, tarihiyle kültürüyle, insanıyla, mutfağıyla ne kadar önemli bir kent olduğunu vallahi sizin kadar bilmesem bile bu bölgede en iyi bilen kardeşlerinizden birisiyim. Bu bağlamda Allah'ın izniyle elele vereceğiz, samimi bir şekilde ve dünü bırakarak biz yarın birlikte Diyarbakır'ı nasıl inşa edebiliriz, Güneydoğu bizim canımız. Bir Mardinli değilim ama Mardinlilere o kadar büyük saygım kadar büyük sevgim var ki,   Batmanı, Siirt’i, Diyarbakır’ı, Antep’i yani Adıyaman'ı bunlar can, bunlar yoldaş, bunlar arkadaş, bizim kalkıp da böyle bir mücadelenin içerisinde zaten Diyarbakırlı olmadı ama o hava verildi, inşallah biz bunu üzerimizden attık. Bundan sonra birlik beraberlik içerisinde bu kardeşinizde bu bölgenin bir çocuğu olarak, Diyarbakırlıların hep emrinde olacağım, hep sizinle beraber olacağım, Diyarbakır neyse Urfa odur, Urfa neyse Mardin odur, Mardin neyse Antep odur ve özellikle elle vereceğiz ve bu bölgenin kalkınması için projelerimizi yapmışız inşallah sizin karşınızda bundan sonra konuşarak değil, iş yapmış bir kardeşiniz ve bakanınız olarak yanınızda olacağım ben katılımınızdan dolayı hepinize yürekten teşekkür ediyorum ve saygılarımı sunuyorum” dedi.

 

Konuşmaların ardından Bakan Fakıbaba ve Vali Güzeloğlu, Tarım Sektör Temsilcileri ile ilimizde tarım ve hayvancılıktaki gelişmeler ile mevcut sorun ve aksaklıklar hakkında fikir alışverişinde bulundu.