Sayın Valimiz Hasan Basri Güzeloğlu, Cumhurbaşkanlığı himayelerinde Valiliğimiz tarafından düzenlenen Devlet Övünç Madalyası ve Beratı Tevcih Törenine katıldı.

        Törene Vali Güzeloğlu’nun yanı sıra; Şehitlerimizin yakınları, Gazilerimiz ve yakınları, 7. Kolordu ve Garnizon Komutanı Tümgeneral Sinan Yayla, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Cumali Atilla, Bölge Jandarma Komutanı Tümgeneral Halis Zafer Koç, 8. Ana Jet Üssü Komutanı Tuğgeneral Kadircan Kottaş, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcısı Kamil Erkut Güre, Vali Yardımcıları, Kaymakamlar, kurumların üst düzey yöneticileri ve vatandaşlar katıldı.
 

        Tevcih töreni, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Daha sonra Kur’an’ı Kerim okundu. Şehit ve Gazilerin özgeçmişlerinin okunmasının ardından Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın mesajı okundu. Daha sonra Sayın Valimiz Hasan Basri Güzeloğlu katılımcılara hitaben yaptığı konuşmada şunları söyledi; “Kahraman Şehitlerimizin çok değerli eşleri, ciğerparesi emaneti yavruları, Şehitlerimizin değerli anne ve babaları, Kahraman Gazilerimiz, değerli aileleri, Garnizon Komutanım, Büyükşehir Belediye Başkanım, Başsavcım, Adli Komisyon Başkanım, Mülki, Askeri ve Adli Erkânın seçkin temsilcileri, siyasi partilerimizin değerli başkanları, şehit ve gazi derneklerimizin, korucu derneklerimizin de değerli başkanları, hizmet etmekten büyük bir onur duyduğum Diyarbakır’ımızın güzel insanları. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan adına devlet övünç madalyası kazanan ve bugün takdim etmekten büyük bir onur duyduğum Kahraman Şehit ve Gazilerimize beratlını tevcih töreninde bu mana ve duygu dolu ortamda sizlerle birlikte olmaktan büyük bir onur duyuyorum.

“Bu büyük millet ve devlet tarihi yazan ve tarihiyle geçmişten bugüne ve geleceğe bu duygularla, bu imanla yürüyen bir büyük devlet ve millettir.”

        Sözlerimin başında şanlı Bayrağımız semalardan inmesin, Ezan-ı Muhammed’i dinmesin, vatan bölünmesin, millet ve devlet ilelebet payidar olsun diyerek en büyük varlıkları canlarını bu değerler uğruna toprağa veren ve şehadete erişen Aziz Şehitlerimizi bir kez daha rahmet, saygı ve minnetle anıyorum. Ruhları şad, makamları cennet olsun. Nurlanan Şehitlerin yanında aynı safta, aynı kararlılıkla mücadele eden ve onurlanan Gazilerimizi de milletçe şükran ve minnet duygularımızı bir kez daha yürekten sunuyorum. Bu dik imanlı ve onurlu duruş, geleceğe doğru büyük yürüyüşümüzün en büyük güvencesi millet ve devlet olarak Allah’ın izniyle ebediyen var olacağımızın en büyük teminatıdır. Bu büyük millet ve devlet tarihi yazan ve tarihiyle var olan geçmişten bugüne ve geleceğe bu duygularla, bu imanla yürüyen bir büyük devlet ve millettir. Her bir evladın annesinden emdiği helal sütte, babasından aldığı hayır duada, yaşamının ve varlığının anlamını ve amacını bu değerler üzerine inşa etmiştir ve kendisini devleti ve milleti için kendisini gözünü kırpmadan seve seve feda edebilen bir imanı temsil etmiştir.

“Bulunduğumuz coğrafyanın çok ötesinde gönül coğrafyasında, insanlığın ahlaki ve insani tüm değerlerinin geleceğe aktarılmasından tarihi bir sorumluluk üzereyiz.”

        Tarihin her döneminde hakkın ve adaletin temsilcisi olmuş, haksızlığın karşısında dimdik durmuş, karşısında gücü temsil edenlerin gücüne bakmadan, imanıyla, Allah’ın izniyle her mücadeleden galebe gelmiş ve her dem bu değerleri yaşatarak, bugün bunların taşıyıcısı belki yegâne ülke ve devlet olagelmiştir. Bugün bizler bulunduğumuz coğrafyanın çok ötesinde gönül coğrafyasında, insanlık değerlerinin yaşatılmasında, insanlığın ahlaki ve insani tüm değerlerinin kucaklayarak geleceğe aktarılmasından tarihi bir sorumluluk üzereyiz. Bugün dünyada insanlık ve insanlığa ilişkin tüm değerler göz ardı edilirken yanı başımızda milyonlarca insan kan ve gözyaşına mahkûm edilir ve yerlerinden edilirken henüz baharı görmemiş bebekler, sonbaharı yaşayıp hayata veda ediyorken, denizler çocukların o minik masum yavruların bedenlerini artık kıyılara vururken, duygusuz, ilgisiz ve sorumsuz davranan bir büyük dünyaya karşı bu dünya 5’ten de, 1’den de büyüktür diyen Cumhurbaşkanımızın önderliğinde bu değerleri taşıyan ve hamd olsun bu değerlerle var olan bir ahlakı ve erdemi temsil etmekteyiz. Şüphesiz ki bu değerlerle var olma, bu coğrafyada binlerce yıldır bu toprakları vatan eylemenin bir bedeli var, bu bedel şehitler tepesindeki kahramanların isimleriyle ve inancımız odur ki İnşallah, ölmemiş manevi varlıklarının bekçi eyledikleri bir dik duruş sebebiyledir.

“Onlar kısa bir hayatı ebedi bir kurtuluşa ve bizlerin yaşadığımız hayatı anlamlı, değerli kılmamıza feda eylemişlerdir.”

        Her bir şehit inancımızın en yüce mertebesine erişen, Peygamberimizle komşu olan ve dünya hayatının en büyük emeli ve gayesi olan Allah’ın rızasına erişen kahramanlarımızdır. Onlar kısa bir hayatı ebedi bir kurtuluşa ve bizlerin yaşadığımız hayatı anlamlı, değerli kılmamıza feda eylemişlerdir. Bugün terörle mücadelede, sınır ötesindeki harekâtlarda, bu değerleri tehdit eden bütün hain iç ve dış odaklara karşı bu milletin yenilmeyeceği, bu devletin bölünmeden güçlenerek yoluna devam edeceğinin en büyük şahitleri bu Şehitlerimizdir. Dünyanın her köşesinde adeta var olan Şehitliklerimizde bu değerleri dünyada temsil etmemizin, bu asil ve büyük milletin her bir ferdinin hak ve adalet uğruna sadece ülkesinin kendi bekasının değil, bu değerlerin bekası içinde şehit olduğunun en açık göstergesidir.

        Bugün içte devam eden terörle mücadelenin Pkk ve Fetö başta olmak üzere bütün ihanet odaklarının her türlü tertip, ihanet ve tehdidine karşı dik duruşu sergileyen bu milletin evlatları şimdide sınır ötesinde şüphesiz ki terörü besleyen bütün odaklara ve işbirlikçilerine karşı adaleti temin ve tesis etmek için Zeytin Dalı Harekâtıyla aynı kararlılıkla hareket etmektedir. Şüphesiz Afrin’de başlayan bu harekât başta o bölgeye barışı, huzuru getirmek, Afrin’in Afrin’lilere ait olduğu temelinde hareket ederek, terörle ilişkili bütün unsurları bu noktada ortadan kaldırmak huzur ve güveni temin etmek noktasındaki kararlılığa sahiptir. Biz bekasının, güvenliğinin kendi kararlarıyla temin eden bu noktadaki dik duruşuyla onurlu tavrını sergileyen böylesine bir iradenin temsilcileriyiz. Hiçbir güç bu kararlı yürüyüşümüzü, bu dik duruşumuzu, bu imanlı geleceğe doğru akışımızı engelleyemeyecek.

“Gördüler ve görecekler ki bu millet ve bu devlet asla tehditler karşısında boyun eğmez, eğmedi, İnşallah eğmeyecek.”
 
        İşte bugün burada Devlet Övünç Madalyası ve Beratı tevcih edeceğimiz kahramanlarımızda bu iradenin ve imanın en açık temsilcileridir. İster bu milleti ve devleti bölmek, bin yıllık kardeşliğimizi bozmak ve ihanetiyle bu milleti ve devleti, bu noktada tehdide konu yapmak adına yola çıkan Pkk olsun, ister 15 Temmuz’da yürüyüşümüzü ihanet odaklarıyla işbirliği içerisinde yine aynı şekilde durdurmak, bu büyük geleceğe akan millet ve devletin önünü kesmek ve ihaneti en açık ve en büyük şekilde sergilemek durumunda kalan Fetö olsun, bunların yardakçıları, bunların işbirlikçileri olsun, bunlarla düşüp kalkanlar olsun, gördüler ve görecekler ki bu millet ve bu devlet asla bu tehditler karşısında boyun eğmez, eğmedi, İnşallah eğmeyecek. Kararlılıkla geleceğe akarken, gelecek her gün daha güçlenerek daha gelişerek ve daha kararlı bir şekilde bütünleşerek yoluna devam edecek.

“Bu vatanın her bir evladından da ferdinden de Rabbim razı olsun.”

        Burada şehitlerimizin manevi huzurunda ve gazilerimizin bulunduğu bu ortamda bu imanı ve inancı yürekten bir kez daha haykırıyoruz. Tüm dünyanın ve herkesin bilmesi gereken bir gerçeğin en büyük şahidi Şehitlerimiz ve Gazilerimizdir diyoruz. Rabbim Şehitlerimizden razı olsun, onları yetiştiren anne ve babalarından razı olsun, geride kalan değerli eşleri, evlatları ve şüphesiz yakınları bu milletin en büyük emanetidir, en büyük mesuliyetimizdir, onların varlığı, birlik ve beraberliğimizin en açık göstergesidir. Kahraman Gazilerimiz yüreklerindeki bu aşk ve imanla bu duruşun bugün canlı şahit ve temsilcileridir. Allah onlardan razı olsun. Bugün sınır ötesinde Zeytin Dalı Harekâtında sınır içinde bu dik duruşun temsilcisi olarak aynı imanla, bu vatanın her bir karış toprağında nöbet tutan, karada, havada, denizde bu imanla nöbeti, bu imanla temsil eden bütün Askerlerimizden, Polislerimizden, Güvenlik Korucularımızdan bu imanla hayatta dimdik duran, bu vatanın her bir evladından da ferdinden de Rabbim razı olsun. Ben bu duygularla Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan adına devletimizin ve milletimizin şükran ve minnet duygularını içeren nesiller boyu bu beratı hak eden Şehitlerimiz, aileleri, değerli eşleri, anne, baba ve evlatları için onur ve şeref belgesi olarak taşınacak ve yine Kahraman Gazilerimi için aynı imanla aynı onurla taşınacak Devlet Övünç Madalyası ve Beratını tevcih etmekten büyük bir onur ve sorumluluk duyuyorum. Böyle bir milletin evladı olmaktan büyük bir onur duyuyorum. Rabbim devletimizi ve milletimizi ilelebet payidar eylesin, bu büyük devlet ve milleti bütün ihanetlerden, bütün bu gibi taktiklerden muhafaza eylesin, ordumuzu, devletimizi ve milletimizi her daim karada, havada, denizde mansur ve muzaffer eylesin saygılarımla” dedi.

        Konuşmalarının ardından, Şehit Polis Memuru Murat Dündar ve Şehit Polis Memuru Halit Gülser’in ailelerine, Gazi Hasan Yakup Yapık, Gazi Abdulkadir Yakut ve Gazi Samet Sarıyıldız’ın kendilerine ve ailelerine, Vali Güzeloğlu tarafından Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan adına Devlet Övünç Madalyası ve Beratı tevcih edildi. Daha sonra günün anısına fotoğraf çekiminin ardından tören sona erdi.